Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu dört faturanın ve yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumda davalının sözleşme uyarınca davacı tarafından kendisine gönderilen faturaları kabul edip ticari defterlerine kaydettiği ve kısmi ödemede de bulunduğundan şeklen geçersiz olan sözleşmede taraflarca edimler yerine getirilmiş olduğu ve fiilen kabul edildiğinden, davalının tek imzalı olması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğuna dair iddiasının yerinde görülmediği, tarafların ticari defterlerinde birbirine uyumlu olarak kayıtlı bulunan veriler dikkate alındığında takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacağı bulunduğu, davalının temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz istenemeyeceği, alacak likit olup davalı defter ve kayıtlarından alacağın varlığı ve miktarını bilecek durumda olduğu, reddedilen miktar yönünden davacının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın asıl alacak yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği-
İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerektiği- Takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı-
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına yabancı para üzerinden hükmedilemeyeceğinden, takip tarihindeki kur dikkate alınarak TL cinsinden %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği-
Takip borçlusu hakkındaki takip kesinleştikten sonra borçlunun ölümü üzerine borçlunun mirasçılarına karşı takibe devam edilmek isteniyorsa bu isteğin muhtıra ile mirasçılara bildirilmesi gerekeceği, muhtıraya karşı ise ancak şikayet yoluna başvurulabileceği, her ne kadar icra dosyasında alacaklı tarafından mirasçılara ödeme emri tebliğ ettirilmiş ise de kesinleşmiş takibe karşı mirasçıların icra dairesine başvurusunun geçerli bir itiraz olarak sonuç doğurmayacağı, alacaklının isteminin bu gerekçe ile reddi gerekirken, itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek görevsizlik kararı verilmesinin isabetsiz olduğu-
Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların tacir sayılacağı ve çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı olduğu-