Takibe konu edilen 3 adet senetten diğer iki senet için takipten feragat edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine dair karar yerinde ise de tazminat ve para cezasının yalnızca şirket aleyhine hükmedilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hükümde yer alan “davacıdan” ibaresinin silinerek yerine davacı ....... Ambalaj Sanayi Ticaret A.Ş. yazılması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edenin/edenlerin bildirdiği istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak hükmün, kamu düzeni açısından doğru olmadığı, ya da gerekçe açısından yanlış/eksiklik olduğu hususlarını karar gerekçesinde açıklayarak, gerekçeye uygun şekilde ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hem istinaf sebeplerinin reddine, hem de ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edenin/edenlerin bildirdiği istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak hükmün, kamu düzeni açısından doğru olmadığı, ya da gerekçe açısından yanlış/eksiklik olduğu hususlarını karar gerekçesinde açıklayarak, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak, gerekçeye uygun şekilde yeniden karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hem istinaf sebeplerinin reddine, hem de ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Alacaklı tarafından adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 no'lu ilamsız takipte itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yüze karşı verilen kısa kararda, itirazın kaldırılması talebinin kabulüyle 41.021,68 TL alacağa yapılan itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda itirazın kaldırılması talebinin kabulüyle 41.021,68 TL alacağa yapılan itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, davalının kiralanandan tahliyesine ve ayrıca asıl alacağın %20'nin hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilmeyen kısmın %20'sinin hesaplanarak davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği, bu durumda, İlk Derece Mahkemesince yapılacak işin, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir karar vermekten ibaret olduğu-
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında şikayetin derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ise de, hüküm kısmında istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine hükmedilmiş olup, kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirildiği, o halde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişki oluşturulması HMK'nun 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebi olup, önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden hüküm tesisi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak hüküm kurulurken 6001 sayılı Yasa’ nın 12. maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü' nün doğru bir biçimde istinaf başvurusu nedeni ile harçtan muaf olduğunun belirtilmesine rağmen ilk derece yargılaması nedeni ile harç yükletilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
İhalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesi'nce hükmün ” D” bendinde 60.000,00 TL ihale bedelinin %10’u tutarında 6.000,00 TL para cezasına hükmedilmesi gerekirken 60.000,00 TL para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında ve hüküm kısmında yazılan ipotek limitinin farklı yazılması isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-