Davacının çalıştığı iş yerinde halen görev yapan müdür yardımcısının, henüz sözleşme devam ederken 2011 yılı Ağustos ayında davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğini beyan ettiği ve 2011 Eylül döneminde okula yeni bir fen bilgisi öğretmeni alındığı konusundaki tanık beyanları, davacının davalıya çekmiş olduğu ihtarname ve Kütahya Bölge Çalışma Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuru birlikte değerlendirildiğinde davacının 1 er yıllık belirli süreli sözleşmeler ile 2006 yılından bu yana fen ve teknoloji öğretmeni olarak çalışmaya devam ettiği ve her yıl sözleşmesinin yenilendiği, 2011 yılında ise davacının, sözleşmesinin yenilenmesini beklemesine rağmen davalı işveren tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin yenilenmemiş olması nedeniyle sona eren sözleşme nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edilmesi gerektiği-
Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı bakımından emekli olmaya hak kazanan işçinin bu nedenle işyerinden ayrılarak kıdem tazminatına da hak kazanacağı- İşçinin işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlamasının kötüniyet kabul edilmeyeceği ve bu nedenle işçiye ödenmiş olan kıdem tazminatının geri alınamayacağı-
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemine ilişkin olup, davalının davacıya ödemede bulunduğu davacının da kabulünde olduğuna göre, bu miktar alacakların muacceliyet ve temerrüt tarihleri dikkate alınarak sırayla mahsup edilmeli, yine bu sıralamada kıdem tazminatı yönünden fesih tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönem için faiz hesaplanıp mahsup edilmeli ve bakiyesi için fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmeli; ödemenin kıdem tazminatını karşılaması ve artan miktar bulunması halinde ise, ihbar tazminatı yönünden dava tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönem için faiz hesaplanıp mahsup edilmeli, bakiyesi için çıkacak miktara göre ıslahtan itibaren faiz işletilmesi gerektiği, bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle sonuca gidilmesinin hatalı olduğu -
Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği-Davacı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullandığı, bu hakkın amacının, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımak olduğu-Dosya içinde bulunan hesap raporu değerlendirmeye tabi tutularak davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, iş akdinin emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle feshedilmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığı-
Davacı işçinin iş aktini evlenmesi sebebiyle kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde feshedebileceği, evlilik sebebiyle sözleşmenin feshi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı-
Davalı A.Ş. kıdem tazminatı açısından asıl işveren olarak Ltd. Şti. nezdinde geçen çalışma süresinden sorumlu ise de, Ltd. Şti. nin sorumluluğu kendi çalıştırdığı dönem ve kendi çalıştırdığı son ücretle sınırlı olduğu- Davalı Ltd. Şti. nin sorumluluğu tespit edilip, bu miktarla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekirken tüm süre ve son ücretle müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğu- Son işveren ve iş sözleşmesini fesheden davalı A.Ş. olduğu halde, ihbar tazminatından son işveren A.Ş. nin sorumlu tutulması gerekirken müteselsilen sorumluluğa karar verilmesinin de hatalı olduğu-
İşçinin hizmet sözleşmesinin bozulması itibarıyla kısa süreli rapor dönemi kıdem tazminatında dikkate alınmakla beraber, bu süre makul ölçüyü aştığı takdirde sözleşme askıya alınmış sayılarak tam yıla dahil edilmemesi ve kıdem tazminatı hesabına katılmaması gerektiği-