Davacı vekilinin talebi sonucu verilecek karar, tapu kayıtlarında değişiklik gerektireceğinden bu taleplerle ilgili olarak adli yargı kolu görevli olup, mahkemece tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde idari yargı kolunun görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu-
Davacı dava dilekçesinde her ne kadar taşınmazın tapudaki özel orman olan vasfının tarla olarak düzeltilmesini talep etmiş ise de, eldeki dava özel orman vasfıyla tapuda kayıtlı olan taşınmazın özel orman rejiminden çıkarılmasına ilişkin olup, bu türdeki davalara bakma görevinin adli yargı koluna ait olduğu-
20. HD. 14.11.2019 T. E: 2017/5235, K: 6623-
Dava dayanağı takip dosyalarındaki borcun karardan sonra ödendiği anlaşıldığından, davanın konusu kalmadığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre belirmesi için kararın bozulması gerektiği-
İptali istenen aynı tasarruf hakkında halihazırda daha öncesinde açılmış ve usulden reddedilmiş ancak henüz kesinleşmemiş bir dava bulunması ve hüküm tarihine kadar bu noksanlığın giderilmemesi karşısında davanın usulden reddedilmesi gerektiği (HMK. mad. 114, 115)-
İş yeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
TBK. mad. 19 uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasında, taraflar tacir de olsa genel mahkemelerin görevli olduğu-
Dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği- Somut olayda davacı erkeğin yargılama devam ederken ölümü üzerine önceki eşinden olan çocuğunun mirasçısı olarak Türk Medeni Kanunu’nun kendisine tanıdığı "sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine" yönelik olarak davaya devam edebilme hakkını kullanarak davayı sürdürebileceği-
Davacı 11.11.2010 tarihinde satış yoluyla davalı adına tescil edilen taşınmaz üzerindeki binanın ikinci katının kendisi tarafından yaptırıldığının ve ona ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini istediği- Tapu kaydına göre malik olmayan davacının, dava sonucunda elde edeceği kararın, karşılaştığı tehdidi ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre eda davasına ilişkin talepte bulunma imkânının mevcut olduğu, aynı zamanda öğretide kabul edilen muhdesatın tespiti davalarının görülebilme şartlarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının muhdesatın tespiti davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığı-
Kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemi-
