Çekin sol alt köşesinde yazılı ''0480-Kozluk-Batman'' ibaresi muhatap banka şubesinin bulunduğu yer olup, muhatap bankayı gösteren ibarenin, keşide yeri olarak kabulüne imkan olmadığı, bu durumda, takip dayanağı çekte keşide yeri unsuru bulunmadığından, anılan belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı, dolayısıyla, dayanak belge çek niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde bulunduğundan bu belge, 6098 Sayılı TBK.'nun 146. maddesinde (mülga 818 sayılı BK.'nun 125. maddesi) düzenlenen on yıllık zamanaşımına tâbi olup, söz konusu adi senetteki alacak ile ilgili olarak on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı-
Senette tanzim yerinin yazılı olması gereği- Tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı- Kimin için taahhüt altına girilmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistin adresinin senette yazılı olmasının, bononun tanzim edildiği yerin yazması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı- Herhangi bir tereddüde meydan vermeyecek şekilde bir idari birimi göstermeyen tanzim yerinin kabulünün mümkün olmadığı- Tanzim yeri unsuru bulunmayan belgenin kambiyo senedi vasfı taşımayacağı- Kambiyo senedi niteliği taşımayan belgenin üç yıllık zamanaşımına tabi olmayıp 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146. maddesinde düzenlenen on yıllık zamanaşımına tabi olacağı-
TMK. mad. 1007 'ye dayanılarak açılan tazminat davaları için kanunda ayrıca bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK. mad. 146 'da yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin de zararın oluştuğu, yani mülkiyetin kaybı tarihi olduğu-
İnternet bankacılığı yolu ile davacı hesabından üçüncü kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemi-
Dayanak belge bono niteliğinde olduğu halde, icra müdürü tarafından borçluya genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine mahsus örnek (7) ödeme emri gönderilse dahi zamanaşımı süresinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği-
Davaya konu 23.12.2007 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hurda haline gelen sonrasında onarılan aracı, 06.11.2008 tarihli araç satım sözleşmesi ile dava dışı üçüncü kişiden satın alıp 24.05.2010 tarihli araç satım sözleşmesi ile davacıya satan ve ispat yükü üzerinde olan davalı–satıcının, satış öncesi aracın ayıplı olduğu konusunda alıcıyı bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini ispatlayamadığından, lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi sorumlu olunacağı da göz önünde tutularak sorumlu tutulacağı-
3. HD. 10.11.2016 T. E: 2015/15431, K: 12716-
Tüpgaz zorunlu mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi ile kişi başına ölüm teminat limiti olarak 40.000,00 TL gösterilmiş olup, bu sınırın arttırıldığına ilişkin iddia değerlendirilip belirlenmişse yeni limitle sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği-
Kambiyo senedi niteliği bulunmayan senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK. mad. 71/2 gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresinin 6762 s. TTK. mad. 726 uyarınca hesaplanamayacağı; uygulanması gereken zamanaşımı süresinin, TBK. mad. 146 uyarınca 10 yıl olduğu-
davalı X vekilinin yetki itirazının haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralı gereğince kabul göremeyeceği- Zamanaşımı itirazının ise, 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle yerinde olmadığı - Davanın şubesi yerine merkeze karşı da açılabileceği, davalı banka çalışanı A'nın davacının imzası yerine kendi imzasını atarak davacı hesabından 7 adet dekontla 16.089,00 TL para çektiğinin adli tıp raporu ve ceza yargılaması neticesinde kesinleştiği- Davacının 19/06/2007 tarihli müfettiş ifadesinde alacağını talep etmesi karşısında davacıdan alınan ibranamenin hükümsüz olduğu- Davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu-
