Dairemiz bozma ilamı sonrasında mahkemece, tarafların beyanı alınmak suretiyle söz konusu protokolün taraflarca düzenlendiği tespit olunmuş ve temyizden feragat hususunun dairemizce değerlendirileceğinden bahisle ilk kararda olduğu gibi aynı gerekçe ile davanın kabulü ve itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi’nin feragate ilişkin protokol hükmünün Yargıtay ilgili dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi doğru olmakla, davalının feragat beyanı dairemizce değerlendirilmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen ilk karar dairemiz bozma ilamı ile ortadan kaldırılmış ise de, mahkemece verilen ikinci kararın gerekçesi ve hüküm kısmı ilk karar ile aynı olmakla, feragatin mahkemece verilen ikinci hükmü de kapsadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davalı tarafın 09.11.2015 tarihli protokol ile temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle REDDİNE,
Ödeme belgesinin yargılamanın her aşamasında sunulabileceği, borcu söndüren nitelikte belgelerin savunmanın genişletilmesi kasamında değerlendirilemeyeceği-
İtiraz ve ödeme sürelerini (İİK'nin 269/1, TBK. mad. 315) belirtmeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağı ve böyle bir ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemeyeceği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemi- Bozma ilamı sonrasında mahkemece, tarafların beyanı alınmak suretiyle söz konusu protokolün taraflarca düzenlendiği tespit olunmuş ve temyizden feragat hususunun Dairece değerlendirileceğinden bahisle ilk kararda olduğu gibi aynı gerekçe ile davanın kabulü ve itirazın kaldırılmasına karar verilmiş olup ilk derece mahkemesinin feragate ilişkin protokol hükmünün Yargıtay ilgili dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi doğru olmakla, davalının feragat beyanının Dairece değerlendirilmiş olduğu, ilk derece mahkemesince verilen ilk karar bozma ilamı ile ortadan kaldırılmış ise de, mahkemece verilen ikinci kararın gerekçesi ve hüküm kısmı ilk karar ile aynı olmakla, feragatin mahkemece verilen ikinci hükmü de kapsadığı, buna göre; davalı tarafın protokol ile temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle reddi gerektiği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemi- Mahkemece, davacının iddiaları ile ödeme dekontları üzerinde durularak ve daha önceki bozma ilamı doğrultusunda ödeme değerlendirilmek ve söz konusu ödemelerin takibe konu aylar kirasına ilişkin olup olmadığı araştırılmak suretiyle, denetime açık bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Kiraya verenlerin birden fazla olması durumunda aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için icra takibinin tüm kiralayanlar tarafından yapılmasının ve davanın da birlikte açılmasının zorunlu olduğu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekeceği, davanın açılmasındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de temerrüde esas ihtarnamedeki ve temerrüt ihtarı yerine geçen icra takibindeki noksanlığın sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı-
Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmeye ve kira miktarına karşı çıkmadığına göre İİK’nin 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi ile kira miktarının kesinleştiği, bu durumda borca itiraz eden davalının kira bedelinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK'nin 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekeceği-
Davalı borçluya usulüne uygun tahliye istemli ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacağından davacı alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliye isteyemeyeceği, bu durumda mahkemece, henüz kesinleşen icra takibi bulunmadığından, davalı kiracı yönünden davacının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borca itiraz eden davalının 2015 yılı K. ayı kira bedelini ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK'nin 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekeceği, davalı borçlu İİK'nin 269/c maddesinde belirtilen makbuz ve belgelerden biri ile itiraz ettiği 2015 yılı K. ayı kira bedelini ödediğini kanıtlayamadığına göre, mahkemece 2015 yılı K. ayı kira alacağı yönünden davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekeceği-
"...kira bedeli” açıklaması ile yapılan ödemenin diğer kira sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara mahsup edildiği iddia ve ispat edilemediğine göre, söz konusu ödemenin takibe konu kira bedeline ilişkin olduğunun kabulü ile kira alacağından mahsup edilmesi gerekeceği-
