MK. 713/V’de öngörülen sürenin “hak düşürücü süre” olmadığı-
Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilebilecek arazi miktarı-nın -3402 s. Kadastro Kanununun 10.10.1987 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan düzenlemesi ile- sulu topraklarda 40, kuru topraklarda 100 dönümü geçemeyeceği-
Kural olarak çay (dere) yataklarının zilyedlik yolu ile kazanılamayacakları, ancak çayın terk ettiği alanın zamanla tarım arazisi haline dönüşmesi veya taşlık ve çalılık olup da ihya yakut imar edilmeleri halinde, tescil davasına konu olabilecekleri-
MK. 713’e göre alınan “tescil ilamı”nın, üçüncü kişilere etkisinin ve zilyedin ilam konusu taşınmazda temliki tasarrufta bulunabilmesinin, tapuya yapılacak tescil ile mümkün olabileceği-
Açılan tescil davasında -"ilgili kamu tüzel kişisi" sıfatıyla- yer alan Belediye yanında Hazine’nin de “davalı” olarak gösterilmesi gerekeceği-
Vakıf malların, tescil davasına konu olması halinde, mahkemece araştırılacak hususlar-
“Ekilemez arazi”, “taşlık”, “kayalık” gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin -emek ve para sarfedilmek suretiyle, imar ve ihya edilmedikçe- zilyedlikle kazanılamayacağı-
Ormanların mülkiyetinin Hazineye intifa hakkının ise Orman Ge-nel Müdürlüğü’ne ait olduğu, Orman İdaresinin, MK. 713’e göre “tescil davası” açamayacağı-
Taşınmazın salt arkeolojik "SİT" alanında kalmasının, onun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile veya diğer bir mülkiyet belgesi ile iktisap edilmesine engel olmadığı, koşulların gerçekleşmesi durumunda bu yerin mülk edinilebileceği, "SİT" alanı içindeki, üzerinde korunması gerekli tabiat ya da kültür varlıkları ve bunların koruma alanlarının zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı-