“Yayla”ların, özel mülkiyet konusu olamayacağı, zamanaşımı ile kazanılamayacağı-
Belgesizden taşınmaz mal iktisabında getirilen bu sınırlamaların, kural olarak arzın asıl sahibi bulunan Hazine’nin taşınmaz mallarının Yasa’nın aradığı zilyetlik koşullarını haiz olmayan kimselerin ellerinde kalmamasının temini ve diğer taraftan da zilyetliği hukuken korunmaya layık kimselerin zilyetliğinin sağladığı iktisap sebeplerinden faydalanmalarının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu, bir çalışma alanı içerisinde belgesizden iktisap edilebilecek taşınmaz mal yüzölçümü hesaplanmasında, bağımsız olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlar yüzölçümü ile paylı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmazlarda paya isabet eden yüzölçümleri toplamlarının esas alınmasının gerektiği, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanmasının gerekeceği-
Tapu kayıtlarının çatışması halinde, itibar edilecek kaydın “eski tarihli” olmasının tek başına yeterli olmayıp ayni zamanda “doğru temel”e dayanması da gerektiği (bu nedenle, “doğru temel”e dayanmayan, “eski tarihli” kayda itibar edilemeyeceği)-
Zilyedlik olayları “maddi olay”lardan olduğundan, tanık ve benzeri delillerle ispatının mümkün olduğu-
Malik gibi zilyed olan kişinin açacağı elatmanın önlenmesi dava-sının MK. 984’de yazılı -hak düşürücü- süreye bağlı olmadığı-
Davanın Medeni Kanun 639/2’ten kaynaklanan tescil isteğine ilişkin olduğu, bu tür davaların, tapu kayıt maliki ya da, ölmüşse mirasçılarına husumet yöneltilerek yürütülebileceği, davacı her ne kadar tapu sicilinde malik görülen ...’nın kim olduğunun anlaşılmadığı ve mirasçılarının da bulunup bulunmadığının bilinemediğini, ileri sürmüşse de, mirasçıların belli olduğunun saptandığı, bu durumda, davacının dava dilekçesi içeriğinden anlaşılan davayı açmaktaki amacı gözetilerek, kayıt maliki ... mirasçılarının, husumet yaygınlaştırılmak suretiyle, davaya katılmalarını sağlamak ve işin esasına girilerek uyuşmazlığı çözüme ulaştırılmak gerekeceği-
MK. 713/I uyarınca açılan davanın, MK. 982’ye dayanan “yedin geri alınması davası” olmayıp, MK. 989 ya da 991’e dayalı zilyedliğe istihkak davası olduğu, bu nedenle MK. 984’deki bir yıllık zamanaşımına bağlı olmadığı-
Davanın M.K. 639/1. maddesinden kaynaklanan tescil istemine ilişkin olduğu, bilindiği üzere orman sayılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinilmesinin mümkün olmadığı, taşınmaza ilişkin bulguları belirten bilimsel nitelikli belgenin, salt davada ilgili olarak taraf bulunan orman idaresince mahkemeye ibraz edilmiş olmasının, değerlendirilmeye alınmasına engel teşkil etmeyeceği, o itibarla, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman tahdidi yapılmadığı da gözönüne alınarak, bu yerlerin öncesinin ne olduğunun ilgili yerlerden istenerek getirilecek memleket haritası, hava fotoğrafları ve mevcut amenajman planları ile birlikte, bu konuda uzman orman yüksek mühendislerinden oluşacak bilirkişi kurulunca uygulanmak, bu yerlerin anılan belgelerde ne olarak gösterildiği kapsamlı biçimde çizdirilecek krokide işaret edilmek, raporda denetlenmeye elverişli biçimde ayrıntılı bilgi verilmek suretiyle belirlemek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerektiği-
İçinde içmeye ve yıkanmaya özgü şifalı sıcak ve soğuk maden sularının bulunduğu taşınmazın zilyedlik yoluyla edinilemeyeceği-