12. HD. 19.02.2026 T. E: 471, K: 1147
12. HD. 19.02.2026 T. E: 342, K: 1136
12. HD. 05.02.2026 T. E: 2025/8719, K: 606
Kıymet takdiri ve satış talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemi hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının konu itibariyle kesin olmadığı; işbu işlem hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği-
12. HD. 05.11.2025 T. E: 5997, K: 7111
12. HD. 27.10.2025 T. E: 4662, K: 6791
Somut olayda, İcra Mahkemesi kararının istinaf yoluna başvuran alacaklılar vekiline 04.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin tebliğ ile başladığı, iki haftalık istinaf süresinin son günü olan 18.05.2025 tarihi, pazar günü hafta sonu tatili olup devamında 19 Mayıs 2025 tarihi de resmi tatil günü olduğundan, istinaf başvuru süresinin son gününün hafta sonu tatiline ve resmi tatile rastlaması nedeniyle, alacaklıların istinaf başvurusunun takip eden ilk iş günü olan 20.05.2025 tarihinde ve yasal süresi içinde yapıldığı-
İİK'nın 111/a maddesi gereğince borçluya rızaen satış yetkisi verilmesine ilişkin talebin kabulü veya reddi konusundaki icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle temyizi kabil olmadığı değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek kararını kaldıran Özel Daire bozma kararına direnilmesinin yerinde olduğu-
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde asıl alacak miktarının 53.127 Euro olarak gösterildiği ve takip tarihindeki Merkez Bankası EURO efektif satış kuru (6.63 TL) dikkate alınarak yapılan hesaplamada harca esas değerin 352.232,01 TL olduğu- Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararının verildiği 22.05.2024 tarihinde temyiz edilebilirlik (kesinlik) sınırı 378.290,00 TL olup uyuşmazlık konusu değerin (352.232,01 TL) İİK'nın 364/1. maddesinde belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu- "Temyiz incelemesi henüz yapılmamış dosyalar bakımından tamamlanmış bir işlemin bulunmadığı, İİK'nın 7550 s. K. m. 1 ile değişik ek 1/2. maddesi uyarınca, parasal sınırların uygulanmasında itiraz (dava) tarihindeki miktarın esas alınması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin İİK'nın ek 1. maddenin 2. fıkrası ile ilgili iptal kararının gerekçesi de dikkate alınarak mahkemeye erişim hakkına öncelik verilmesi gerektiği, amaçsal yoruma uygun şekilde değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu, açıklanan nedenlerle itiraz (dava) tarihindeki parasal sınır olan 72.070,00 TL dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiği ve uyuşmazlık konusu miktarın takip tarihindeki değil direnme karar tarihindeki T.C. Merkez Bankası EURO efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiği" görüşlerinin HGK çoğunluğu tarafından kabul edilmediği-
Hacze konu mahcuzların değer tespitine yer verilmediğinden, uyuşmazlık konusu mahcuzların değerinin kesinlik sınırını geçmediğinin söylenemeyeceği- Dava konusu haciz, davacı 3. kişinin ticaret sicil adresinde yapılmış olup haciz sırasında borçlunun hazır bulunmadığı- Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu- Mahkemece, "bir kişinin hem borçlu hem de 3. kişi şirkette de ortak ve müdür olarak yer aldığı, bir başka kişinin de her ikisinde ortak olarak yer aldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, borcun doğumundan önce, ortak ve müdür olan kişinin borçlu şirketten ayrıldığı, her ikisinde ortak olan kişinin de 3. kişi şirketten ayrıldığı- Haciz mahallinde ele geçirilen evrakların bir kısmının davacı 3. kişi şirkete ait olduğu, mahalde ele geçirilen borçlu şirket yetkilisine ait kimlik fotokopisi ve periyodik muayene evrakının niteliği ve güncelliğinin nazara alınması gerektiği, şirket ortaklarının kardeş olmalarının muvazaayı göstermeye yeterli görülmediği- Borçlu ile 3. kişi arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı ispatlanamadığından davacı 3. kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
