Dava konusu taşınmazın satıştan önceki paydaşlar arasında aynen bölüşüldüğü ve uzun süreden beride bölüşüldüğü şekilde kullandıkları dosya içeriğinden anlaşıldığından davanın reddi gerekeceği-
Önalım davasına konu edilen payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak bölüşülüp her bir paydaş fiilen belirli bir yeri kullanırken bunlardan biri kendisine ait olan yeri ve payı üçüncü şahsa satarsa, başka bir paydaşın önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, ancak paydaşlar arasında fiili bir bölüşmenin söz konusu olmadığı açık bir şekilde anlaşılıyorsa, önalım hakkının kullanılabileceği–
Önalım davasına konu payın ilişkin olduğu taşınmaz, paydaşlarca kendi aralarında taksim edilip, her paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı, bir 3. kişiye satması halinde, satış anında bu yerde hak iddia etmeyen davacının, tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı–
Önalım hakkının kullanılmasının satışla doğacağı-
Şuf'a hakkı, satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay; herhalde sicile şerhten itibaren 10 yıllık süreye tabi olup, ispat külfetinin; hakdüşürücü süre itirazında bulunan davalıya düşeceği-
Önalıma konu payın-satış olmadığı, gizli bağış olduğu, baba kız arasında yapılan temlik nedeniyle önalım hakkı kullanılamayacağı savunulduğuna göre bu konudaki taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece takasa konu olan her iki taşınmazın ehil bilirkişiler kanalıyla mahallinde keşfinin yapılarak gerektiğinde emsalleri de tespit edilerek bilirkişilerden her iki gayrimenkuldeki trampaya konu hisse bedellerinin tapu işlem tarihindeki değerlerinin tespiti, daha sonra satış konusu olan 11 parseldeki 13/64 paya ait akit tablosunun da getirtilerek delillerin hep birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacı, taşınmazda paydaş olduğundan ve Medeni Kanunun 733. maddesine göre dava süresinde açıldığından işin esasının incelenmesi gerekeceği-
Depremde yıkılıp arsa halini alan, tapu kaydında halen bina olan dava konusu taşınmazda, tapuda işlemlerin tamamlanmamasının, kat mülkiyetinin devam edeceği anlamına gelmeyeceği; arsa payları oranında maliklerin paylı mülkiyet şeklinde malik olacağı ve bu nedenle Medeni Kanun hükümlerine göre önalım hakkının cereyan edeceği–
Payın payı satan paydaşa iade edilmesinin doğmuş olan önalım hakkını ortadan kaldırmayacağı–
