Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçildiği- Tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağa- Davacılar tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye gelen ve Devlet Bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın alan davacının bankadan kredi kullanıp ek borçlandırma sözleşmesi ile eski para ile kredi kullanıp, ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için eski para olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği böylece davacının konut maliyetinin üstünde borçlandığı ve mahsup yapıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı belgenin dosya içerisinde yer almadığından davacı tarafından yatırılan peşinatın borçtan mahsup edilmediği kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Çekin keşide tarihindeki değişikliğin yanındaki parafın, çek keşidecisine ait olmadığını iddia eden cirantanın bu itirazının imza konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra hakimliğince çözüme kavuşturulması gerekeceği; zira söz konusu parafın keşideciye ait olup olmadığının tespitinin, senedin kambiyo senedi olması niteliğini de etkileyeceği-
Çekin keşide tarihindeki değişikliğin yanındaki parafın çek keşidecisine ait olmadığını iddia eden cirantanın bu itirazı imza konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra hakimliğince çözüme kavuşturulması gerektiği, parafın keşideciye ait olup olmadığının tespiti senedin kambiyo senedi olması niteliğinin de etkileneceği-
Mahkemece dava konusu taşınmazların tarla vasfıyla kişiler adına tesciline karar verilmişse de hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunun, görevsizlikten önceki orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının en eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ve eğiminin %18-20 olması nedeniyle (A) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, 20 yıl önceki hava fotoğrafı getirilerek bilirkişi marifetiyle incelenmediği, davacı Hazine tarafından ileri sürülen tespit dosyasına ait krokinin uygulanmadığı, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamayacağı-
Çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayan araştırma ve yeterli olmayan bilirkişi raporu ile kadastro tespitine itiraza ilişkin davada karar verilmesinin hatalı olduğu- Orman kadastrosuna itiraz davası kabul edildiği taktirde, çekişmeli bölüme ilişkin kadastro tespitinin iptali ile bu bölümün orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği-
Kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı tapu iptali ve tescil isteği- Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tâbi tutulduğu yönünde duraksamanın giderilmesi gerektiği-
"Davalılar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, cari hesap usulüne göre takip yapıldığı, davalıların zaman zaman alacaklı, zaman zaman borçlu konumunda oldukları, davalı üçüncü kişi şirketin borçludan alacaklı olduğu ve yapılan temlik işleminin tediye yerine geçtiği, alacaklıyı zarara uğratma kastı bulunmadığı" gerekçesiyle tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1966 yılında yapılan tahditte orman sınırına bitişik olarak tahdidin dışında orman sayılmayan yerde bulunduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu- Orman Yönetiminin yenileme kadastrosuna itiraza dair açtığı dava nedeniyle aleyhine harçlara hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Çekişmeli parsel ve çevresinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını araştırmak için kullanılabilecek en eski tarihli resmi belgelerin askeri amaçla çekilen hava fotoğrafları ve düzenlenen memleket haritaları olduğu- Kadastro tespitine itiraza ilişkin davaya konu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış olup mahkemece yapılan araştırma ve hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi kurulunun raporu kendi içinde çelişkili ve yetersiz olduğundan hükme esas alınamayacağı-