Borçlunun imzaya ve bono içeriğine itirazı üzerine grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişinin düzenlediği rapor sonucu, bono üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu, bonodaki rakam ve yazıyla <2.200-ikibinikiyüz> olarak belirtilen bedelin, başına <1> rakamı ve <on> yazısının yazılmasıyla <12.200-onikibinikiyüz> haline dönüştürüldüğünün anlaşıldığı, o halde,  HGK.nun 14.5.2003 tarih, 2003/12-347 E. ve 2003/345 K. sayılı kararı gereği senet bedelinde tahrifat yapıldığının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılacağı-
Taraflar arasındaki alacak davası-
İİK.’nun 24. maddesinin son fıkrasında yer verilen düzenlemenin icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekeceği- Mahkemece  ilamda yenisi ile değiştirilmesine karar verilen ayıplı 2006 model aracın teknik donanımını ve muadili olduğu bildirilen 2010 model aracta yer alan paketinin teknik donanımını gösteren bilgi ve belgelerin taraflardan temin edilerek makine mühendisi bilirkişi aracılığı ile haciz tarihi itibariyle (aracın aynen teslimi için verilen 7 günlük sürenin sona erdiği tarih) 2010 model aracın donanımlarına göre belirlenecek değerinden  2006 model araçta bulunmayan donanım farklarının tutarı düşülerek iade konusu aracın değerinin belirlenmesi gerektiği- Ticaret odasının verdiği ve net ifadeler taşımayan raporla ve eksik inceleme ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
11. HD. 16.05.2013 T. E: 2012/4507, K: 10077-
Temlik edenin, dava konusu senedi davacıdan almasını gerektiren ticari ve vergisel bir ilişkinin bulunmadığının tespit edilmesi ve senedin defterlerinde kayıtlı olmadığının belirlenmesinin davacı-borçlu lehine, menfi tespit iddiasını ispat için yeterli yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği- Temlik edenin savcılık ve karakoldaki anlatımlarında açıkça davacıya mal sattığı belirtilmediğinden, temlik eden davalının senedin ihdas nedeninin malen olduğunu beyan ettiği sonucunun çıkarılamayacağı- Dava konusu senette ihdas nedeni de belirtilmediğinden, temlik eden davalının senedin ihdas nedenini talil ettiği, böylece ispat külfetinin davalı üzerinde bulunduğu söylenemeyeceği- Bilirkişi raporunda "senedin boş olarak imzalanan belge üzerine sonradan doldurulduğuna" ilişkin yapılan belirleme, bilirkişi kanaatine yönelik olup teknik olarak yapılan incelemeye dayalı bir tespit olmadığından, bu yöndeki kanaatin delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
İflasın ertelenmesi kurumunun mali bakımdan zor durumdaki şirket ve kooperatiflerin bu zor durumdan kurtulması ve devamlılığının sağlanması için düzenlenmiş hukuki bir yol olup, tasfiye amacıyla kullanılamayacağı- Projede yer alan makina ve ekipman satışı esasen varlık durumunu olumsuz etkileyeceğinden, bir finansal kaynak olarak kabul edilemeyeceği gibi şirketin de tasfiyesi sonucunu doğuracağından, iflasın ertelenmesi projesi olarak kabul edilemeyeceği-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi tapu iptali ve tescil davası-
1163 s. Kooperatifler Kanunu mad. 98. maddesi yollaması ile 6762 s. TTK. mad. 341. maddesi gereğince, yöneticilere karşı sorumluluk davasının görülebilmesinin genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlı olduğu, bu hususların dava şartı olmayıp sonradan tamamlanabilen usulü eksikler olduğu- Genel kurul kararı bulunmayan taleplerle ilgili HMK'nın 52., 53. ve 54. (HUMK'nın 39. ve 40.) maddeleri uyarınca davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin genel kurul kararının ibrazı için önel verilmesi, noksan olan usuli işlemler yerine getirildikten sonra davaya devam edilmesi, verilen süre içinde bu eksiklikler tamamlanmaz ise bu talepler yönünden davanın açıklanan usul yönünden reddedilmesinin gerektiği- Davalılarca rapor ve ek raporlara itirazlarda bulunulduğu, alınan ek raporların itirazları karşılamadığı gözönünde bulundurularak, ayrı bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davacı kooperatifin defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılıp, ayrıntılı, gerekçeli,davalıların itirazlarını cevaplar nitelikte, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aynı bilirkişi kurulundan rapor ve ek raporlar alınarak yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu-