Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususların tazminata konu edilemeyeceği-
Avukatın, vekaletnamesinde hâkimlerin fiilleri nedeniyle Devlet aleyhine dava açma konusunda özel yetkinin bulunması gerektiği-
Somut olayda HMK.m.46'da belirtilen sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığı-
Hakimin sorumluluğu için sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığı- Hakimin sorumluluk sebeplerinin hakimin yargısal faaliyetinden dolayı sorumlu tutulabilmesi için davacı tarafından ispat edilmiş olması gerektiği-
Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan tazminat davalarında Yargıtay Özel Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen kararların temyiz incelemesini yapan Hukuk Genel Kurulu önünde duruşma yapılacağına dair yasal bir zorunluluk bulunmadığı, usul ekonomisi ve temyiz incelemesinin yalnızca hukuka uygunluk denetimi niteliği gözetilerek duruşma isteminin reddiyle dosya üzerinden inceleme yapılmasının adil yargılanma ve aleni yargılama hakkını ihlal etmeyeceği- HMK'nın 46. maddesinde düzenlenen hâkimlerin hukuki sorumluluğu sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu, hâkimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususların tazminata konu edilemeyeceği, kasıt veya kasta yakın ağır kusur ile farklı anlam yüklenemeyecek derecede açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık ispatlanamadığından davanın reddi ile disiplin para cezasına hükmedilmesinin isabetli olduğu-
Temyiz edilen karar kesin olduğu hâlde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderildiği takdirde 01.06.1990 tarihli ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline geri çevrilmesine gerek olmaksızın Hukuk Genel Kurulu tarafından temyiz talebinin reddine karar verilebileceği, bu İçtihadı Birleştirme Kararının temyiz yönünden de uygulanması gerektiği- Davacı vekili tarafından maddi tazminata ilişkin haklar saklı tutularak 1,00 TL manevi tazminat talep edildiği, özel Dairece davanın esastan reddine karar verildiği ve karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulduğu, bu durumda dava değerinin 2022 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından kararın miktar itibariyle temyizi kabil olmadığı-Yargısal faaliyet nedeniyle devlet aleyhine açılan tazminat davalarında Yargıtay ilgili hukuk dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karar, belirtilen kesinlik sınırına (2024 yılı için 107.090,00 TL) tâbi tutulamayacağı,kesinlik sınırının söz konusu olabilmesi için öncelikle bir bölge adliye mahkemesi kararı bulunması gerektiği, inceleme konusu karar ise, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bölge adliye mahkemesi sıfatıyla değil, ilk derece mahkemesi sıfatıyla verildiği, kararın kesin olduğunun kabul edilemeyeceği, miktar itibariyle sınırlamaya ilişkin iki hükümden birinin tercih edilmesi noktasında bir tereddüt varsa, hak arama özgürlüğü lehine yorum yapılması gerektiği, kanun yolunu sınırlandıran hükümlerin, istisnai düzenlemeler olduğu, istisnaların dar yorumlanmasının esas olduğu, aksi hâlde, temel hakların sınırlandırılmasında “kanunilik ilkesinin” ihlâl edildiği, yargıtay hukuk dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın kesinlik sınırı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği görüşünün karşı oy olarak benimsendiği-
HMK m. 46'a dayalı tazminat istemi- Dava değeri 2023 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığı-
HGK. 21.12.2023 T. E: 2-811, K: 1387
HGK. 21.12.2023 T. E: 4-941, K: 1376
HMK 46 uyarınca tazminat istemi- Davacı tarafından 110.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş, Özel Dairece davanın reddine karar verilmiş olup dava değeri 2023 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacının temyiz başvurusunun miktardan reddi gerektiği-