Dava değeri 2023 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığı-
Özel Daire kararının davacı vekiline 20.12.2022 tarihinde tebliğ edilmesiyle başlayan iki haftalık temyiz süresi 03.01.2023 tarihinde sona ermiş olup, davacının UYAP üzerinden 04.01.2023 tarihinde elektronik imza ile imzaladığı temyiz başvurusunun süresinde olmadığı-
Davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla 18.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz harçlarının 02.05.2023 tarihinde yatırıldığı, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinin elektronik imza ile imzalanma tarihinin ise 03.05.2023 olduğu- Özel Daire kararının davacı vekiline 18.04.2023 tarihinde tebliğ edilmesiyle başlayan iki haftalık temyiz süresi 02.05.2023 tarihinde sona ermiş olup, davacının temyiz harçlarını süresinde yatırmasının yeterli olmadığı, temyiz dilekçesinin de süresinde verilmesi ve kaydedilmesi gerektiği- Davacının temyiz dilekçesini UYAP üzerinden 03.05.2023 tarihinde elektronik imza ile imzaladığı görüldüğünden temyiz başvurusunun süresinde olmadığı- "Öncelikle temyiz dilekçesinin süre yönünden incelenmesinin mümkün olmadığı, kararın kesin olmadığı sonucuna varıldığı takdirde başvurunun süresi içinde yapılıp yapılmadığının değerlendirileceği, öncelikle temyize konu kararın miktar itibari ile temyizi kabil olup olmadığının incelenmesi ve temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmesi gerektiği görüşünün" HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
HGK. 03.05.2023 T. E: 2022/1-1212, K: 422
HGK. 26.04.2023 T. E: 3-314, K: 346
HMK 46. maddesine dayalı tazminat istemi-
HGK. 26.04.2023 T. E: 4-333, K: 350
HGK. 12.04.2023 T. E: 2022/(14)7-896, K: 340
HGK. 12.04.2023 T. E: 2-299, K: 323
Seçimlerin yargı organlarının yönetim ve denetimi altında yapılacağı ve anılan ifadenin hemen ardından gelen fıkrada, bu yönetim ve denetimle görevli organın Yüksek Seçim Kurulu olduğu- YSK’nın verdiği kararların kesin olduğu, aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna başvurulamayacağı, merci ifadesiyle idari ve yargısal tüm yer veya makamların kast edildiği, dolayısıyla Anayasa'nın idari ve yargısal denetim dışında bıraktığı bir işlemden dolayı, davacının iddialarının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı-