Aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin davaların aile mahkemelerinde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara "aile mahkemesi" sıfatıyla bakılması gerekeceği-
Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata (TMK.m.174/1-2) hükmedilemeyeceği-
Evliliğin sona ermesinin, aile konutuyla ilgili işlemi rızaya bağlı olmaktan çıkaracağı ve 194. maddenin etkinliğini yitireceği; evlilik boşanma ile sona erdiğine göre açılan davanın da konusuz hale geldiği-
Aile konutunun hak sahibi tarafından devrine ilişkin tasarruf işlemine rızası gereken eş, işlemin rızası alınmaksızın yapıldığını ileri sürmüştür; ancak, konutun bu niteliğini devam ettirmesi koşuluyla ve evlilik devam ettiği sürece ileri sürebileceği-
Aile konutu olduğu açıklanan taşınmaz üzerine davalı banka tarafından davacı eşin rızası alınmadan konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin davada, tapu kayıt maliki olması ve tasarrufu yapan kişi sıfatıyla verilecek karar hukukunu etkileyeceğinden; davacının eşinin de davaya dahil edilmesi gerekeceği-
Taşınmazın tapu kaydı üzerine ipotek tesis edildiği tarihte, tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımının iyiniyetli olması halinde korunacağı-
Dava, Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayanan tapu iptali ve tescil, aile konutu şerhi konulmasına ilişkin olup; aile mahkemesinde görülmesinin gerekeceği-
Dava, Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayanan aile konutu nedeniyle ipoteğin kaldırılması ve konutun tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına ilişkin davanın aile mahkemesinde görülmesinin gerekeceği-
Eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması, boşanma veya ayrılık davası açılması veya başka bir sebeple ortak hayatın olanaksız hale gelmesi halinin dahi konutun aile konutu vasfını ortadan kaldırmayacağı-
Taraflar arasındaki boşanma davasında verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğine göre aile konutu üzerine Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca konulan şerhin yasal dayanağının kalmadığı-