Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından açılan istihkak davasının kabulüne karar verilmiş olmakla karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının esastan incelenerek çözümlenmesi gerekse de, istihkak davasının süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi sonucunda başlangıçta mevcut olan hukuki yarar ortadan kalktığından, tasarrufun iptali davasının reddi gerekeceği-
Muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davasında, yargılama sonrasında dava konusu gayrimenkulde davacının da katkısı olduğu kabul edilerek davacı lehine davanın kabulüne karar verilmesine göre katkı payı davasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak karar içeriğine göre alacağın doğum tarihi belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken katkı payı dava dosyası incelenmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne, alacak davası ise yazılı yargılama usulüne tabi olduğundan, alacak davasının tefrik edildikten ve ayrı esasa kaydı yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken taleplerin tefrik edilmeksizin esasa girilerek karar verilmeyeceği- Kabule göre alacaklı tarafından davalı borçlu firma aleyhine takip yapıldığı ve söz konusu takip davalı borçlu tarafından itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden, davacı alacaklının kesinleşmiş bir alacağı mevcut iken mahkemece kesinleşmiş alacak için yeniden TBK mad. 202'ye dayalı olarak tahsil kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan adreslerinde de icraca haciz yapılamıyorsa bu takdirde dahi aciz hali gerçekleşmiş sayılacağı-
Alacaklı ile borçlu arasındaki ticari alışveriş gereği, alacaklı tarafından borçluya satılan mallara ilişkin olarak ne zaman ve nasıl bir ödemenin yapıldığı, alınan raporda borçlunun verdiği çeklerin iade edildiği belirtildiğinden iade edilen çeklerin hangi satışa ilişkin olduğu, takip konusu çeklerin iade edilen çeklerin yerine verilip verilmediği, verilmiş ise hangi tarihli satış ve çeke ilişkin olarak verildiğinin tespiti gerektiğinden, konusunda uzman bir muhasebeci bilirkişinin alacaklı ve borçlunun ticari defterleri üzerinde yeniden inceleme yapması gerektiği- Borcun, iptali istenilen tasarruftan önce doğması gerektiği koşulu gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddi halinde, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
TBK. mad. 19 uyarınca açılan davada, davalı ile takip borçlusunun baba oğul olduğu, borcun doğumundan sonra yapılan satışların muvazaalı olduğu- Adına kayıtlı olmayan taşınmaz yönünden davalının, davalı sıfatı olmadığı ve reddedilen davda maktu vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiği-
Takibe dayanak çekler, keşide tarihine göre iptali istenen tasarruftan sonra olsa da, davacı alacaklının borcun doğumunun (çimento satımına ilişkin ticari ilişkinin) takip dayanağı çeklerin keşide tarihinden önce gerçekleştiğini yani borcun daha önce doğduğunu ispatlarsa, iptal nedenlerinin oluşup oluşmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği-
Davacının borçlu hakkında başlattığı takibin dayanağı olan borcun bir kısmı daha önce başlatılan icra takibinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağına ilişkin olduğundan, borcun doğumunun bu kısım için en geç vekalet ücreti alacağının doğduğu takibin başlatıldığı tarih olarak kabulü gerektiği; takibinin kesinleşme tarihinin borcun doğumunu değil alacağın infaz kabiliyetine esas teşkil edeceği- Mahkemece davacının bu kısım alacağı yönünden, tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı kabul edilerek bu kısım yönünden dava ön koşulu gerçekleşmiş olup; tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için gerekli olan diğer koşulların varlığının araştırılması gerektiği-
Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girdiği-
İptal davasının, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili olmadığı- Kredi sözleşmesinin tanzim tarihi alacağın doğum tarihi sayılacağından, tasarrufun bu tarihten sonra gerçekleştiği; işin esasına girilerek İİK'nun 278.-279. ve 280.madde koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği-
