İİK’nın 19/3. maddesi ile 264. maddesi gereğince ihtiyati hacizlerin icrai hacze dönüştüğü tarihlerin aynı olduğu dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığa konu paranın tarafların alacaklı oldukları her üç dosya arasında garameten paylaştırılmasının gerekli olduğu, icra müdürlüğünce bu doğrultuda düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Dava açılışı sırasında davanın konusu olan ............ isimli tekne kaydına "ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulduğu" yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilip kararın kesinleştiği, kararın icra dosyasına sunulduğu, karar tarihinden bugüne kadar kararın gereğinin yerine getirilmediği gibi, davanın dayanağı olan icra dosyalarının da imha edildiği, yeni takiplerin de açıldığının dosyaya bildirilmediği anlaşıldığından İİK madde 264/3-4 hükmüne göre ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetin, takip dosyasında uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin olduğu görülmekle, istinaf ve temyiz konusu uyuşmazlık miktarının belirlenmesinde şikayete konu hacizli malların tutarının esas alınması gerektiği dikkate alındığında, kararın İİK'nın 364. maddesi uyarınca temyizinin kabil olduğu-
İhtiyati haczin kalkması-
İhtiyati haciz kararının infazına ilişkin şikayetleri inceleme görevinin, ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararını veren Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu- O halde; şikayet tarihi itibariyle ihtiyati haciz hakkında herhangi bir icra takibinin bulunmadığı, ihtiyati haczin ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu değerlendirilerek ihtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayetlerin de kararı veren mahkemece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle şikayetin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 67/1 maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin, itirazın iptali davası için öngörülmüş hak düşürücü süre niteliğinde olup İİK'nın 264/2. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi bertaraf etmeyeceği- Borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borca itirazı ile takibin durduğu, borca itirazın alacaklıya 24.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklı tarafından süresi içinde 21.06.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de arabuluculuk görüşmeleri arabuluculuk uzlaşamama tutanağına göre 23.06.2023 tarihinde sonuçlanmış olup, İİK'nın 264/2. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içinde itirazın iptali davası açılmadığı, süresinden sonra 14.07.2023 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz kararının yasa gereği hükümsüz hale geldiğinin kabulü gerekeceği, o halde, mahkemece şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğünün 13.07.2023 tarihli kararının ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasında İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca mahkemece verilen kararın gerekçesinde veya tapuya yazılan müzekkerede ihtiyati tedbir ibaresine yer verilmiş olsa bile bu kararın HMK'nın 389. maddesi anlamında bir ihtiyati tedbir olmayıp iptale konu malın başkalarına devrini önlemek amacıyla konulmuş özel nitelikli bir ihtiyati haciz olduğu; tasarrufun iptali davasının kabulü ile birlikte anılan ihtiyati haczin kesin hacze dönüşeceği ve sıra cetvelinde ihtiyati haciz tarihi itibarıyla dikkate alınması gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca dava konusu taşınmaz kaydına işlenen şerhin ihtiyati tedbir mahiyetinde bir geçici hukuki koruma olduğu; taşınmazı devralan üçüncü kişinin İİK'nın 266. maddesi uyarınca icra dairesine veya icra mahkemesine teminat mektubu sunarak taşınmaz üzerindeki tasarrufun iptali şerhinin kaldırılmasını isteyemeyeceği, geçici hukuki korumanın değiştirilmesi veya kaldırılması takdirinin iptal davasına bakan mahkemeye ait bulunduğu-
Tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiğinden İİK’nın 266. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanının bulunmadığı-
Sıra cetveline ilişkin şikayet üzerine, icra mahkemesince sıra cetvelinin iptaline karar verilmekle yetinilmesi gerektiği, yeniden sıra cetveli düzenlenerek karar verilmesinin hatalı olduğu- Şikayetçi, şikâyet dilekçesinde yalnızca yapılan sıra cetvelinde "garameye dâhil edilmeyi" istediği hâlde, talep aşılarak, şikâyet olunan garameden çıkarılarak karar verilmesinin doğru olmadığı- İcra mahkemesince, sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceği, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiği belirlenirken, şikâyetçinin "garameden pay almış olanların garameye girmemesi gerektiğine" dair iddiasının bulunmadığının dikkate alınması, ayrıca şikâyet olunanlar garame dışı bırakacak şekilde verilen kararın, bu şikâyet olunanlar tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle diğer alacaklılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğunun gözetilmesi, mahkemece verilecek kararın gerekçesinde, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde bu ilkelere de yer verilmesi, iptal nedenleri hükmün sonuç kısmında ayrıca belirtilmeden sıra cetvelinin sadece iptaline karar verilmesi gerektiği-