Davacı, davasını senetle ispat etmek zorunda ise de delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceğinden davalı bakanlıkça düzenlenen delilin, delil başlangıcı niteliğinde olup davacının tanık dinletmek istemesine rağmen, gerekçesiz olarak tanık dinletme talebinin reddine karar verilemeyeceği-
Davacı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı dosya içeriği ile sabit olduğu, davalı taraf defterlerinin ibrazı ile ilgili olarak meşruhatlı ve ihtarlı davetiye tebliği ve kesin süre verilmek suretiyle defterlerin ibrazı halinde inceleme yapılıp neticesine göre karar verilmesi, defterlerin ibraz edilmemesi halinde ise HMK 220/3 fıkrası da dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği- Harç yatırılmadığından ortada usulüne uygun bir karşı dava mevcut değil ise de davalının karşı dava dilekçesinde öne sürdüğü hususların mahsup talebi olarak değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinden yaptırılan incelemede ödenen 20.000,00 TL'lik bedelin düşülmesinden sonra 40.337,27 TL alacak gösterildiği, defterlerin usule uygun tutulmamasının bu kayıtların davacı taraf aleyhine delil olma özelliğini kaybettirmeyeceği-
Yedi adet faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından davacı defterlerinde yazılı miktardaki ödeme kaydı, davalı lehine davacı aleyhine delil oluşturacağı- Ödeme düşüldükten sonra kalan asıl alacak üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekeceği-
Satışa ilişkin faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu faturaların açık fatura olduğu, açık faturaların bedelin ödenmediğinin karinesi olduğu, bu karinenin aksinin borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, bu hususa dair ispatın yapılamadığı gerekçesiyle alacak davasının kabulüne karar verildiği-
Davalı şirkete meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen defterlerin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, ancak gönderilen davetiye HMK mad. 222/5 uyarınca defterlerin ibrazından kaçınıldığı takdirde ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı yönünde bir şerhe yer verilmediği ve davetiye tebligat zarfı üzerinde duruşma günü ile muhatap şirkete tebliğ tarihi tarihinden önceki bir tarih olduğu anlaşıldığından, meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak davalı şirkete tebliği ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Bilirkişi raporunda davalı iş yerinde çalışan işçiler adına toplu ödemelerin yapıldığı, ancak cari hesap kartı ve kasa defterindeki yazıların davacıya ait olup olmadığının tespiti için yazı incelemesi yaptırılarak davacının ücret isteğinin değerlendirilmesi gerektiği-
Faturanın bedel kısmına ilişkin bölümünün satıcı tarafından imzalanmış olmasının satış bedelinin peşin olarak tahsil edildiği anlamına geldiği-