Faturanın defterde kayıtlı olmasının hizmetin verildiğine karine teşkil edeceği- Mahkemece davacı-borçluya ticari kayıtlarını ibraz etmesi için kesin süre verildiği halde davacı ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğundan, HMK. mad. 222/5 gereğince defter ibrazından kaçınıldığında ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı hususu ve usulüne uygun olarak tutulmuş delil olma özelliği olan davalı defterleri ve yapılan kısmi ödeme de gözönünde bulundurularak menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 89/4 uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunmasının zorunlu olduğu- Tasdiksiz borçluya ait ticari defterlerdeki borcun sadece borçlu aleyhine kullanılabileceği- Mahkemece, yalnızca borçlunun defter ve belgelerinin incelenmesiyle yetinilmeyip temyiz eden davalı üçüncü kişinin ticari işletmesine ait olan defter ve belgelerin temini ile borçlunun ticari defterleri ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte borçlunun davalı üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekili, beyanlarında, davalı şirketin ticari defterlerine dayanmış, davalı asil ve vekiline HMK 222/5.md. ihtarını içerir davetiyeler tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu halde, kural olarak, davacı tarafın, iddiasını ispat ettiği, uyuşmazlıkta geriye, ne kadar bedelin ödendiğinin tespitinin gerektiği, mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olmayan çekin dava dışı kişi tarafından teslim alınmasının, teslim alan kişinin davacının çalışanı olduğuna ve davacı adına hareket ettiğine yeter sebep teşkil etmeyeceği, bu nedenle, dava dışı kişinin davacı adına tahsile yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı-
İşlemiş faiz talep edilmiş ise de, kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı iş sahibini temerrüde düşürecek nitelikte davalı yüklenicinin keşide ettiği ihtarın varlığı da ileri sürülüp kanıtlanamadığı, hükme esas alınan raporu düzenleyen teknik bilirkişiden sözleşme ile davalı yüklenicinin üstlendiği işlerin eksik, kusurlu ve mevzuata göre yapılmayan iş ve imalat gözetilip düşülmek suretiyle gerçekleşen imalatın işin tamamına göre fiziki oranı ve bu oranın KDV dahil toplam 153.400,00 TL götürü bedele uygulanarak istemekte haklı olduğu alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle ve takipten önce temerrüt ihtarı ve kesin vade olmaması sebebiyle yüklenicinin işlemiş faiz istemekte haklı olmadığı gözetilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği- Davacının kendi defterindeki aleyhe kayıtlar kendisini bağlayacağından bu takipte talep edilen ve davacının defterine kayıtlı 30.680,00 TL asıl alacak miktarı kadar davacının davalıya borçlu olduğu kabul edilip takipten önce temerrüt ihtarı olmaması ve kesin vade bulunmaması sebebiyle yüklenici işlemiş faiz istemekte haklı olmadığı ve yüklenici faturada yazılı proje bedeline hak kazandığını da kanıtlayamadığından işlemiş faiz ve proje bedeliyle sınırlı olarak borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesi, asıl alacakla ilgili davacı yüklenici takipte haklı olduğu ve diğer talepleri yönünden kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığı ve İİK mad. 67/2'nin koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerektiği- Bozmadan sonra yapılacak yargılamada dosyada kabul ve ret olunan kısımların miktarları belirlenip yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre paylaştırılması ve vekille temsil olunan taraflara da karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği, davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığının belirlendiği; davalılara, takip dayanağı işin yapıldığı tarihteki döneme ait ticari defter ve kayıtların ibrazı için süre verildiği, defterlerin ibraz edilmesi halinde bilirkişi incelemesinin yaptırılacağı; ibrazdan kaçınılması durumunda, davacının kanuna göre eksiksiz tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil edip etmeyeceğinin de değerlendirilerek dosyanın sonuçlandırılmasının gerekeceği-
Ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerektiği- Davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekeceği- Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağı- Malların alıcıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini davacı tarafın ispat etmesi gerektiği-
Davacı tarafın prim alacağı konusunda davalının ticari defterlerine dayandığı, davalının defterleri sağlıklı değil ise bu durumun davacı aleyhine değerlendirilmemesi gerekeceği, o nedenle davacının talep ettiği prim alacağı ile talep edilen dönemler için HMK.’un ilgili hükümleri hatırlatılarak ticari defterlerinin ibrazının istenmesi, gerekirse işyerinde keşif yapılmalı ve sonucuna göre davacının yaptığı yurt içi satış üzerinden prim alacağının belirlenmesi ve hüküm altına alınması gerekeceği-
Eser sözleşmelerinde eserin yapıldığını ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibinde olduğu- Davalının, akdi ilişkinin varlığını inkâr ettiği ancak davacının ise bunu ticari defter kayıtlarıyla ispatladığı- Artık iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalı iş sahibinde olup, davalının ticari defterlerinde ödeme kaydı bulunmadığı gibi ödeme savunmasında dahi bulunulmamış olduğundan, ödeme vakıası ispat olunmadığı için, davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği-
Aslolan peşin satış olduğundan davacı, davaya dayanak yaptığı çek ve senetlerin avans olarak ya da teminat olarak davalı tarafa verildiğini ve bedellerinin de ödendiğini usulüne uygun delillerle ispat etmek zorunda olduğu, yasal dayanakları bulunmayan ve tek yanlı olarak hazırlanan ticari defterlere kaydedilen veriler tarafların lehine değil, ancak aleyhine delil olarak değerlendirileceği-
Davacının defterinde kayıtlı olup davalı defterinde kayıtlı olmayan 30/08/2008 tarihli 647,82 TL bedelli fatura içeriğindeki malın usulüne uygun olarak teslim edildiğinin davacı tarafından dayanak belgelerle ispatlanamamış olmasına rağmen, 647,82 TL'lik alacak miktarının kabul edilmesinin doğru olmadığı-