Davalı tarafa ticari defterlerini sunması hususunda HMK. mad. 222 uyarınca ara karar kurulmadan, davalı tarafa usulüne uygun ihtar yapılmadan ve bu deliller de henüz incelenmeden sırası gelmeyen yemin deliline dayanılarak yemin teklifi hakkının kullandırılmasının ve yemininin sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu- Davacı şirket ile davalı şirket yetkilisi arasındaki yazışmaların HMK. mad. 199. maddesi uyarınca yazılı belge kapsamında değerlendirilmesi ve tüm bu delillerin tartışılıp irdelenmesi gerekirken henüz incelenme sırası gelmeyen yemin teklifi hakkı kullandırılarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
Hizmet tespitine yönelik davalarda davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı SGK'na (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması gerektiği- Davacı tarafından tüm çalışma süresine ilişkin prime esas kazancın tespiti talep edilmesine rağmen, dava konusu dönemler yönünden aylara ve yıllara göre tespiti istenilen ücretin ne kadar olduğu ayrı ayrı açıklanmadan, aylık net ücretin ... TL olduğu belirtilerek prime esas kazancın tespitinin talebi hatalı olduğu- Mahkemece, davacının tespitini istediği "prime esas kazancın aylara ve yıllara göre ne kadar olduğu ayrı ayrı açıklattırılarak" davacının talebinin somutlaştırılması gerektiği- Ücret miktarı, HUMK 288'de (HMK 200.'de) belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan buna göre araştırma yapılması gerektiği-
6183 sayılı Yasa'ya dayalı menfi tesbit davası-Davacının ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunda ek bir rapor alınarak yasaya uygun tutulmuş ise, HMK. mad. 222/3, cümle 3 uyarınca, diğer şirket defterlerinde hiç kayıt içermemesi nedeni ile lehine delil olduğu; aksi durumda davacı iddiasını ispatlayamadığının kabul edilmesi gerektiği- 6183 s. Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olduğu- Davalı vergi idaresinin harçtan muaf olduğu- Red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Somut olay bakımından, icap (=öneri) niteliğinde sayılan proforma faturada yazılı mal bedelinin alıcı tarafça tümden ve peşinen ödenmesi ile sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, bunun üzerine kısım kısım mal teslimi yapan satıcının proforma faturada gösterilen birim değerden fazla tutarlarla düzenlediği faturaların itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydı ile sözleşmenin bu yeni tutarlar üzerinden tadil edildiğinin kabulü ve alıcının bu miktarlardan sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varıldığı- Hal böyle olunca, yerel mahkemece verilen direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu- Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre davalı şirket vekilinin mahkemece hükmolunan icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazları incelenmediğinden bu konuda inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderileceği-
Asıl ve birleşen davada davacı vekilince birleşen davada reddedilen kısma ilişkin bulunan iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının defter kayıtlarını bu sebeple ibraz etmediği ileri sürüldüğü, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu ve asıl ve birleşen davada davacı yararına usuli kazanılmış hakkın doğduğu da gözetilerek belgenin içeriği konusunda davacının beyanının kabul edileceği sonucuna varılarak birleşen davada reddedilen kısma ilişkin iki adet fatura yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Davacı tarafın delil listesinde taraf ticari defterlerine dayandığı gözetildiğinde, sadece davacı taraf defterleri incelenerek sonuca gidilmesi doğru olmadığından, mahkemece davalı şirket ticari defter ve kayıtları da getirtilerek HMK'nın 222. maddesi kapsamında birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekeceği-
İtirazın iptali davasında ispat külfeti davacıda olup, davacı icra takibine konu faturalarda belirtilen malların teslimini sevk irsaaliyesi, teslim belgesi veya makbuz gibi delillerle ispatlaması gerekip teslim-tesellüm makbuz koçanlarının dosyaya sunulmasının sağlanarak söz konusu belgelerde imzalar var ise bu imzaların davalı veya çalışanlarına ait olup olmadığı üzerinde durularak, imzaların inkarı halinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı, iddiasını usulüne uygun tutulmuş kendi defterleri ile ispat ettiği gibi davalının ticari defterlerini ibraz etmesi hususunda meşruhatlı ve ihtarlı davetiye tebliğine rağmen, davalının tanınan kesin süre içerisinde ibrazdan kaçındığı ve bu durumda davacının isteminin HMK. mad. 220/3 gereğince kabul edilmesi gerektiği-
Davacı tarafın delil listesinde taraf ticari defterlerine dayandığı gözetildiğinde, sadece davacı taraf defterleri değil davalı şirket ticari defter ve kayıtları da getirtilerek HMK'nın 222. maddesi kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerektiği-
Davacı acente tarafından 2005-2008 dönemine ilişkin sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemi-