Mahkemece, var ise önceki yıllara ait poliçe örnekleri ile ödemelere ilişkin tüm belgeler temin edilerek, çekle yapılan ödemeler, taraflar arasındaki ihtarname içerikleri dikkate alınmak, gerektiğinde davalı ve asli müdahil Ltd. şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde HMK. mad. 222 doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve poliçe üzerindeki açıklamalar da gözönüne alınmak suretiyle,ödemelerin niteliği de tartışılarak davalı sigortacının yangın tarihini de kapsayacak şekilde sorumluluğunun başlayıp başlamadığı, sözleşmenin feshedilip edilmediği hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 228 uyarınca açılan iflasta istihkak iddiasına ilişkin davada, yevmiye defteri ile sunulan envanter defterlerinin tamamının kapanış tasdiklerinin bulunmadığından, HMK. mad. 222/2 uyarınca sahibi lehine delil olma özelliği olmayacağı- Usule uygun tutulmayan envanter defterinde kayıtlı menkuller yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, usulüne uygun tutulmuş yevmiye defterlerinde kayıtlı menkuller yönünden davanın kabulü gerektiği-
Tacir olmayan tarafın, davacının ticari defterlerinin münderecatını kabul edebileceği; bu halde taraflardan birisinin ticari defterlerindeki kayıtların esas alınarak sonuca gidilebileceği- Davalı tacir olmadığı gibi, davacının sunduğu defterlerin delil olamayacağı itirazında bulunduğu; davacı şirket defterlerindeki ödemeye ilişkin kayıtların esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
Her iki tarafın, ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı ve kısa kararın tefhim edildiği celsede, davacının şirkete ait ticari defterlerinin incelenmesi talebini tekrar ettiği;buna göre, HMK 222 madde koşullarının gerçekleşmesi halinde, usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin tutan lehine delil niteliğinde sayılacağından, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarara ilişkin davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı-takip alacaklısının İİK.'nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmadan her türlü delille ispat edebileceği -İcra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği- İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunmasının zorunlu olduğu- HMK 222 maddesi gereğince ticari defterlerin tasdiksiz olma durumunda sadece sahibi borçlu aleyhine delil olacağı aksine üçüncü kişi şirket aleyhine değerlendirilerek, delil olarak kullanılamayacağı-
Cari hesap bakiyesine dayalı olarak yapılan itirazın iptali istemi-
Davacı ticari defterlerinde, davacı alacağı dava konusu Euro faturaya dayalı olarak muhasebeleştirilmiş ve davacı alacağı davacı defterlerinde TL olarak belirlenmişse, davacı defterlerindeki kayıtlar davacı aleyhine davalı lehine delil olacağından davanın TL üzerinden kabulü gerektiği, Euro’nun dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden yapılan talebin aynen kabulünün hatalı olduğu-
Davacının, davalı banka ticari defterlerinin kendi lehine bir alacak göstermediğini kabul ettiği ve ticari defter kayıtlarının dayanaklarının sıhhatinin araştırılmasının da 6762 sayılı eTTK'nın 83/2. maddesine dayanılan durumlarda mümkün bulunmadığı-
İflasın açılmasından sonra müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabileceği (İİK. mad. 194)- İflas hukukuna ilişkin düzenlemeler kural olarak kamu düzenini ilgilendirmekte olup davalı şirketin iflas ettiği anlaşıldığından, yerel mahkemece İİK. mad. 194 uyarınca işlem yapılmak üzere direnme kararının bozulması gerektiği-
Bir yerin şube sayılıp sayılamayacağının belirlenmesinde, (merkeze bağlı olmak, dış ilişkilerde bağımsızlık, faaliyet yönünden merkezle benzerlik, aynı kişiye ait olma, idare ve mekanın ayrılığı, ayrı muhasebeye sahip olması ve muhasebenin şubede tutulması zorunluluğunun bulunmaması, ayrı bir sermaye tahsisi zorunluluğunun bulunmaması) şeklindeki unsurların delillendirilmesi gerektiği- Mahkemece, davalının ticari defterlerinin resen incelenip bu unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlemesiyle "dava konusu yerin şube olarak ticaret siciline tescili" istemine ilişkin karar verilmesi gerektiği-