Borçlu vekilinin istinaf dilekçesinin açıklamalar kısmının üçüncü paragrafında ".... eksik hüküm kurulduğunu dava dilekçesinin sonuç kısmında "İpoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapılamayacağından icra takibinin iptali, bu talep kabul edilmezse istenilmeyecek alacak kalemlerinin istenilmiş olması nedeniyle icra emrinin iptali" istenilmesine rağmen bu hususta gerekçeli kararda hüküm kurulmadığı ...” açıklaması ile ilk derece mahkemesince dava dilekçesindeki talepleri hakkında eksik inceleme ile karar verildiği iddiasında bulunulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun değerlendirilmemesinin doğru olmadığı, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK'nın 359/2. maddesi gözeltilmek suretiyle borçlunun ipoteğin üçüncü kişiye kefaletine ilişkin borçlarını ve gayrinakdi kredileri kapsamadığına yönelik talepleri de incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Muacceliyet ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise İİK'nın 16/1. maddesi gereğince bu hususun öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde şikayet konusu yapılabileceği; şayet muacceliyet ihtarı hiç gönderilmemiş ise İİK'nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayetin söz konusu olacağı, somut olayda, şikayet borçluya muacceliyet ihtarı yerine geçmek üzere gönderilen hesap kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise de, şikayetçi borçlu tarafından bu husus en geç icra emri tebliğ tarihi olan 06.02.2019 tarihinde öğrenilmiş olduğundan, icra mahkemesine yapılan 24.06.2019 tarihli şikayetin süresinde olmadığının kabulü gerekeceği-
Türk Parası ile bir ipotek yapılıp, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe geçildiğinde alacağın muayyenlik ilkesine göre ana paranın tür ve miktarının değiştirilemeyeceği, bu nedenle kredi sözleşmelerindeki yabancı para alacağı üzerinden borçluya tebliğ edilen hesap özetine dayanılarak akdin muayyenlik ilkesi gözetilmeksizin icra emri tebliğ ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup her zaman ileri sürülebileceği-
Aynı miktarı içeren hesap kat ihtarının takip başlatıldıktan sonra yeniden borçluya tebliğ edilmesinin herhangi bir sonuç doğurmayacağı, borçlu yönünden İİK’nun 150/ı maddesi şartlarının sağlandığı, şikayetçi diğer borçlulara ise ............ tarihli hesap kat ihtarının tebliği ile takibe devam edilemeyeceği anlaşıldığından, şikayetçi borçluya hesap kat ihtarının takipten önce usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmakla, diğer şikayetçiler yönünden icra emrinin iptaline, borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İpotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağı-
Takibe dayanak belgelerin ibrazı takip şartı olup fotokopi niteliğindeki belgeye dayanılamayacağı-
Borçlunun hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine yönelik başvurusu İİK.nın 150/ı maddesi şartlarının oluşmadığı iddiasına dayandığından, süreye bağlı olmaksızın şikayet konusu yapılabilir ise de; takip sonuçlandıktan sonra, o takibe ilişkin bir işleme karşı süresiz şikayet yoluna başvurulamayacağı-
İİK'nın 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşıldığından, asıl borçlu yönünden tesis edilen tedbir kararının zorunlu takip arkadaşları olan ipotek malikleri yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekeceği-
Bir kararın kesinleşmesi için kesinleştirme şartlarının oluşması yeterli olduğu, karara kesinleştirme şerhinin yazılmasının gerekmediği- Şeklen kesinleşmiş bir kararın, temyize konu kararda yazıldığı üzere “... maddi hataya müstenit olduğundan ...“ söz edilemeyeceği gibi, gereğinin açıkça ya da zımnen yerine getirilmemesinin de düşünülemeyeceği- İcra müdürlüğünün davaya konu icra emri ve yenileme emri işlemleri, kesinleşme şartlarını taşıdığı anlaşılan Bölge Adliye Mahkemesinin şekli anlamda kesinleşmiş kararına uygun olup, şikayetin reddi gerektiği-
Şikayetçi borçlu şirketin takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde bildirilen adresinin “..................” olduğu, hesap kat ihtarının yine bu adrese tebliğe çıkartıldığı, muhatap borçlunun taşınması nedeni ile tebligatın iade edildiği, muhatap borçlunun adres değişikliğine ilişkin beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, İİK’nun 68/b maddesi uyarınca muhatap borçluya çıkarılan hesap kat ihtarının adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, borçluya hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği- İpotek veren taşınmaz malikleri ......., ........... ve ............’ye çıkartılan hesap kat ihtarı tebliğlerinin ipotek resmi senetlerinde belirtilen adreslerine ulaştığı, tebliğlerin iade sebepleri de dikkate alındığında İİK’nun 148/a maddesi uyarınca hesap kat ihtarnamelerinin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, ipotek verenlere hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği, ancak, ..........’ye hesap kat ihtarı tebliği adres yetersizliği nedeni ile iade edildiğinden, İİK’nun 148/a maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılamayacağı-
