Davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı şirket ile şikayetçi-ipotekli taşınmaz maliki aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, Noterden gönderilen ihtarnamenin, şikayetçi-borçlunun ipotek resmi senedinde yazılı adresine tebliğe çıkarılıp, "adreste bulunan ...'ın, muhatabın taşındığını/tanınmadığını imzadan imtina ederek sözlü beyan etti. Muhatabın muhtarlık kaydına rastlanmadı. Bilâ tebliğ iade. 25/12/2018" şerhiyle bilâ tebliğ döndüğü, tebliğ iade sebebi de dikkate alındığında İİK’nın m. 148/a ve 150/1-son cümlesine göre hesap kat ihtarnamesinin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, şikayetçi- ipotek verene hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerektiği ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
12. HD. 08.06.2023 T. E: 2022/12248, K: 4116
Şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, takip talebi ile icra emrinde, takip dayanağı belgelerin, ipotek akit belgesi ile kredi sözleşmelerinin yanı sıra 05.02.2020 tarihli hesap kat ihtarnamesi olarak gösterildiğinin, takip talebine eklenen ihtarnamenin ise 03.01.2020 tarihli olduğunun görüldüğü, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; hesap kat ihtarnamesinin, icra emrinde doğru gösterilmediği gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmiş ise de; takibe eklenen 03.01.2020 tarihli ihtarnamenin 20.01.2020 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesi ekinde sunduğu 10.01.2020 tarihli ihtarname ile bu ihtarnameye itiraz ettiği, alacaklının cevap dilekçesinde, takip konusu ihtarnamenin, takibe eklenen 03.01.2020 tarihli ihtarname olup, takip talebinde yer verilen ihtarnamenin tarih ve yevmiye numarasının sehven yanlış yazıldığını beyan ettiği hususları birlikte nazara alındığında, takip dosyasına takip talebi ekinde sunulan 03.01.2020 tarihli ihtarnamenin takip konusu yapıldığının kabulü gerekmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinin yerinde olmadığı, o halde; Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu yapılan ihtarnamenin, takip talebi ekinde sunulan 03.01.2020 tarihli ihtarname olduğunun kabulü ile, şikayetçi borçlunun sair istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 68/b, 149, 150/ı. maddeleri kapsamında ilamlı takip yapılarak davacılar hakkında icra emri düzenlenmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, takip dayanağı belgelerin icra emri ile birlikte borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı-
İİK. 150/i maddesine dayalı olarak yapılan ilamlı takiplerde yetkiye itiraz edilemeyeceği-
Mahkemece, takip açılırken ipotek belgesinin aslı ya da tasdikli sureti ibraz edilmediğinden icra emrinin iptali gerekeceği-
Cevabi yazı ekinde bulunan taksit ödemelerini gösterir belge incelendiğinde; borçlu tarafından alacaklı bankaya hesapların kat edilmesinden sonraki dönemde bir kısım ödemeler yapıldığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince, borçlu tarafından hesapların kat edildiği tarihten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre itfa itirazı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, ödeme belgesi sunulmadığına ilişkin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İpotek borçlusunun takip tarihi öncesinde vefat ettiği somut uyuşmazlıkta, alacaklı vekilinin mirasçıların takibe dahil edilmesini isteyerek HMK m. 124/3 uyarınca takibi mirasçılara karşı yöneltmesinin mümkün olduğu-
Davalı alacaklı banka tarafından, şikayetçi kredi borçlusu ile ipotekli taşınmaz malikleri şikayetçiler aleyhine icra müdürlüğünün dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı alacaklı bankanın doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere toplam limit ipotekleri tesis edildiği ve şikayetçilere icra emrinin tebliğ edildiği, şikayetin süresinde yapıldığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilmesi için, takip tarihi itibariyle mevcut bir ipoteğin varlığı ve ipotek akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğinin icra dairesine ibrazının zorunlu olduğu, takip dosyası incelendiğinde; icra müdürlüğünün, takip talebi ve icra emrinde ipotek asıllarının sunulduğu ve müdürlükçe görüldüğü şerhinin bulunmadığı, İİK.'nin 148. maddesinde yazılı takip talebinde bulunulurken ipotek akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi örneğinin icra müdürlüğüne ibrazı koşulunun gerçekleştirilmediği, sunulu ipotek resmi senetleri suretlerine davalı alacaklı tarafından aslı gibidir şerhi yazılmasının İİK.'nin 148. maddesindeki yasal düzenleme karşısında yeterli olmadığı-
Borçlu .............. A.Ş.’ye çıkarılan hesap kat ihtarlarının “tebliğ evrakı adreste şirket yetkilisi dışarıda/iş takibinde olduğundan daimi çalışanı ................(güvenlik) imzasına tebliğ edildi.” şerhi ile 18.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak tebligat mazbatasında Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine uyulmadığından tebliğ işlemi usulsüz olup, borçlu tarafından bu husus en geç icra emri tebliğ tarihi olan 15.08.2019 tarihinde öğrenilmiş olduğundan, icra mahkemesine yapılan 21.08.2019 tarihli şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda, şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiş ihtarname bulunmadığından, davalı/alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine geçilmesi ve borçluya İİK'nın 150/ı maddesine göre icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığı, alacaklı banka tarafından, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermeyen limit ipoteğine dayalı olarak borçluya usulüne uygun ihtarname tebliği sağlanmadan, borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve borçluya örnek 6 icra emri gönderilemez ise de, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesinin, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmadığı-
