.............. tarih, ............ yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde; şikayetçinin taşınmazı üzerinde, alacaklı bankadan doğmuş ve doğacak borçlarına ilişkin olarak üst sınır ipoteği şeklinde tesis edildiğinin ve ipotek limitinin 600.000 TL olduğunun, ........... Noterliği'nin ihtarnamesiyle kesinleşen borcun 523.717,27 TL olduğunun, takibin de bu miktar üzerinden başlatıldığının anlaşıldığı, o halde, mahkemece, borcun ödendiğinin, İİK'nın 33. maddesi kapsamında belgelerle ispatlanıp ispatlanmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekirken; icra mahkemesince bağlayıcı olmayan komiser raporuna dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacaklı tarafından sunulan adi yazılı şekilde takibin kesinleşmesinden sonra ............... tarihinde düzenlenmiş borç tasfiye protokolü başlıklı belge içeriğinde şikayete konu takibe ilişkin "hiçbir itirazlarının olmadığı, takibe ilişkin itiraz ve şikayet hakkından feragat edildiğine ilişkin beyan mevcut ise de protokol altında borçlu ................ imzası bulunmadığı görülmüş olup borçlunun taraflar arasında akdedilen protokolün kamu düzenine ilişkin şikayete konu aykırılığı gidermediği yönündeki temyiz itirazları gözetildiğinde protokole ilişkin borçlu tarafından yapılmış açık bir kabul beyanının da bulunmadığı, hükme esas alınan belgenin, ihtarname eksikliği nedeni ile ilam niteliği bulunmayan akit tablosuna ilam niteliği de kazandırmayacağı, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ...........' in kendisine hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden hakkında takip yapılamayacağı iddiasının esası incelenerek olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı şirket ile şikayetçi-ipotekli taşınmaz maliki aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, Noterden gönderilen ihtarnamenin, şikayetçi-borçlunun ipotek resmi senedinde yazılı adresine tebliğe çıkarılıp, "adreste bulunan ...'ın, muhatabın taşındığını/tanınmadığını imzadan imtina ederek sözlü beyan etti. Muhatabın muhtarlık kaydına rastlanmadı. Bilâ tebliğ iade. 25/12/2018" şerhiyle bilâ tebliğ döndüğü, tebliğ iade sebebi de dikkate alındığında İİK’nın m. 148/a ve 150/1-son cümlesine göre hesap kat ihtarnamesinin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, şikayetçi- ipotek verene hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerektiği ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
12. HD. 08.06.2023 T. E: 2022/12248, K: 4116
Şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, takip talebi ile icra emrinde, takip dayanağı belgelerin, ipotek akit belgesi ile kredi sözleşmelerinin yanı sıra 05.02.2020 tarihli hesap kat ihtarnamesi olarak gösterildiğinin, takip talebine eklenen ihtarnamenin ise 03.01.2020 tarihli olduğunun görüldüğü, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; hesap kat ihtarnamesinin, icra emrinde doğru gösterilmediği gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmiş ise de; takibe eklenen 03.01.2020 tarihli ihtarnamenin 20.01.2020 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesi ekinde sunduğu 10.01.2020 tarihli ihtarname ile bu ihtarnameye itiraz ettiği, alacaklının cevap dilekçesinde, takip konusu ihtarnamenin, takibe eklenen 03.01.2020 tarihli ihtarname olup, takip talebinde yer verilen ihtarnamenin tarih ve yevmiye numarasının sehven yanlış yazıldığını beyan ettiği hususları birlikte nazara alındığında, takip dosyasına takip talebi ekinde sunulan 03.01.2020 tarihli ihtarnamenin takip konusu yapıldığının kabulü gerekmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinin yerinde olmadığı, o halde; Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu yapılan ihtarnamenin, takip talebi ekinde sunulan 03.01.2020 tarihli ihtarname olduğunun kabulü ile, şikayetçi borçlunun sair istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nın 68/b, 149, 150/ı. maddeleri kapsamında ilamlı takip yapılarak davacılar hakkında icra emri düzenlenmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, takip dayanağı belgelerin icra emri ile birlikte borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı-
İİK. 150/i maddesine dayalı olarak yapılan ilamlı takiplerde yetkiye itiraz edilemeyeceği-
Mahkemece, takip açılırken ipotek belgesinin aslı ya da tasdikli sureti ibraz edilmediğinden icra emrinin iptali gerekeceği-
Cevabi yazı ekinde bulunan taksit ödemelerini gösterir belge incelendiğinde; borçlu tarafından alacaklı bankaya hesapların kat edilmesinden sonraki dönemde bir kısım ödemeler yapıldığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince, borçlu tarafından hesapların kat edildiği tarihten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre itfa itirazı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, ödeme belgesi sunulmadığına ilişkin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İpotek borçlusunun takip tarihi öncesinde vefat ettiği somut uyuşmazlıkta, alacaklı vekilinin mirasçıların takibe dahil edilmesini isteyerek HMK m. 124/3 uyarınca takibi mirasçılara karşı yöneltmesinin mümkün olduğu-