Mahkeme ilamına dayalı alacağın başlatıldığı takipte, bu alacağın ödendiğinin (itfa edildiği) ancak; İİK 33 üncü maddesi gereği, icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak itfa edildiği itirazında bulunup, İtfa iddiasını yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut İcra Dairesinde veya İcra Mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle veya genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davası ile ispatının mümkün olduğu, tanık beyanı ile ilama bağlı alacağın ödendiğinin ispat edilmesi mümkün olmadığı-
Borçlu tarafından yapılan ödemenin takibin yapıldığı tarihten sonra olduğu, bu durumda alacaklı takip tarihi itibarı ile takip yapmakta haklı olduğundan bu hususta icranın geri bırakılması değil, yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği yönünde karar verilmesi gerekeceği, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin, borçlu tarafça takibin kesinleşmesinden sonraki evrede .............. tarihinde ................ TL ödeme yapıldığı ileri sürülmekle, İİK md. 71/1 ve İİK md. 33'e göre sayılan belgelerle ödeme yapılıp yapılmadığını inceleyerek sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu-
.............. tarih, ............ yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde; şikayetçinin taşınmazı üzerinde, alacaklı bankadan doğmuş ve doğacak borçlarına ilişkin olarak üst sınır ipoteği şeklinde tesis edildiğinin ve ipotek limitinin 600.000 TL olduğunun, ........... Noterliği'nin ihtarnamesiyle kesinleşen borcun 523.717,27 TL olduğunun, takibin de bu miktar üzerinden başlatıldığının anlaşıldığı, o halde, mahkemece, borcun ödendiğinin, İİK'nın 33. maddesi kapsamında belgelerle ispatlanıp ispatlanmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekirken; icra mahkemesince bağlayıcı olmayan komiser raporuna dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Cevabi yazı ekinde bulunan taksit ödemelerini gösterir belge incelendiğinde; borçlu tarafından alacaklı bankaya hesapların kat edilmesinden sonraki dönemde bir kısım ödemeler yapıldığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince, borçlu tarafından hesapların kat edildiği tarihten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre itfa itirazı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, ödeme belgesi sunulmadığına ilişkin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İlamlı icra yoluyla başlatılan takipte, İİK'nın 33 ve devamı maddelerinde istemin reddi veya kabulü halinde icra inkar tazminatına hükmedileceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı, mahkemece davalı alacaklılar aleyhine inkar tazminatına hükmedilemeyeceği-
Yapılan ödemelerde hükmolunan aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde ödemelerin görülmesi halinde, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olarak yapıldığına dair atıf bulunmasa dahi bu ödemelerin hakkaniyet kuralları gereğince nafaka borcundan mahsubu gerektiği, borçlu tarafından nafakaya mahsuben ödendiği iddia olunan ödemelerin ahlaki ödemeler olarak nitelendirilmesi gerektiği-
Limit aşımına ilişkin şikayetin, aynı şikayet sebebi, ............ İcra Hukuk Mahkemesi ........... sayılı 25.06.2019 tarihli ilamı ile incelendiği ve şikayetin esası incelenerek davanın reddine dair karar verilerek anılan kararın 06.07.2020 tarihinde kesinleştiği, bu kararın limit aşımı şikayeti yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, İİK'nun 149/a maddesinin yollamasıyla İİK'nun 33. maddesi uyarınca limit aşımı dışındaki şikayetlerin ise 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu, sair şikayetlerin süresinde olmadığı gerekçesi ile limit aşımı şikayetinin kesin hüküm nedeni ile reddine, sair şikayetlerin süreden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
İİK'nın 89. maddesi gereği borçlunun 3. kişideki hak ve alacaklarının haczi için haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde, 3. kişinin, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz ihbarnamesi gereği işlem yapması, yok ise icra dairesine itirazlarını bildirmesi gerektiği, bu durumun 3. kişinin hukukunu ilgilendirmekte olduğu, borçlunun korunmaya değer hukuki yararı olmadığından onun tarafından şikayet konusu yapılamayacağı-
İlamların icrasında yapılan itiraz ve şikayetlerde tazminat öngörülmediği-