12. HD. 12.12.2023 T. E: 2005, K: 8575
12. HD. 12.12.2023 T. E: 5743, K: 8577
Takip dayanağı ilamda, hakikate muhalif beyanda bulunmak suçuna ilişkin mahkumiyet kararı ile birlikte İİK'nın 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, takip tarihi itibari ile dayanak ilamın kesinleşmediği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın şikayet tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğinden dayanak ilamın kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı, o halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararın yerinde olduğu-
İadeli-taahhütlü olarak icra dairesine gönderilen itiraz dilekçesi üzerine, icra memurunca teslim alındığına ilişkin alındı belge üzerinde icra memur ad-soyad, sicil numarası ve elle yazılmış tarih bulunduğundan ve tairh PTT Müdürlüğü yazı cevabı ile ve icra memurluğu tarafından verilen yazı cevabı ile de teyit edildiğinden, "şikâyetçi üçüncü kişinin takip dosyasına borçlu olarak eklenmesi işleminin kaldırılmasına ve uygulanan hacizlerin fekkine karar verilmesi" gerektiği- İlk derece mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olduğu-
Her ne kadar şikayetçi tarafından 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; şikayet dilekçesinde 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bir usulsüzlük iddiası bulunmadığı görülmekle, şikayetçi 3. kişiye 3. haciz ihbarnamesi 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğinden, şikayete konu 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine de en geç bu tarihte muttali olunduğunun kabulü gerekeceği-
Dava dışı Belediye adına düzenlenen 89/1 haciz ihbarnamesine belediye tarafından itiraz yapılmasına karşın ceza yargılaması kapsamında belediye yetkililerin dosyada taraf olmasının hatalı olduğu, husumetin üçüncü kişi Belediye Başkanlığına yöneltilerek dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiği
3. kişi ............ Konut Yapı Kooperatifi'nin, dava dışı borçlu ............ Konut Yapı Kooperatifi'ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 11.02.2016 tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2016 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları ile asıl borçlu ve 3. şahıs arasında düzenlenen protokol hükümleri de dikkate alınarak, her iki tarafın 2016 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgelerin üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun davalı 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Şikayetçi bankanın icra mahkemesine tarafına gönderilen haciz ihbarnamesinin İİK md. 89'a aykırı olduğu, haciz yazılarının zorunlu unsurları taşımadığı, Ör:20 haciz ihbarnamesi formatında da olmadığı belirtilerek icra müdürlüğünce haciz ihbarnamesine yönelik usulüne uygun yapılmayan işlem ve kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkin başvurusu; icra memur işlemini şikayet niteliğinde olup, husumet yöneltilmemesinin doğrudan istemin reddini gerektirmeyip, gerek görülürse mahkemece tebligat çıkarılmak suretiyle bu eksikliğin tamamlanabileceği-
Birinci haciz ihbarnamesine ............ tarihinde sanık vekili tarafından itiraz edilmiş olup, vekilinin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacak olması nedeniyle suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
12. HD. 27.09.2023 T. E: 2022/13743, K: 5429