Davacı 6100 sayılı MHK'nin yürürlük tarihinden sonra 23.10.2012 tarihinde, tapu kaydına dayalı el atmanın önlenmesi ve kal isteğiyle dava açtığı anlaşılmakla bu tür davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi mümkün olmadığından, davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup dava şartının yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekeceği-
El atma olgusu haksız eylem niteliğinde olduğundan, devam ettiği müddetçe her zaman dava konusu yapılabileceği; 3091 sayılı Kanun uyarınca alınan kararın infaz edilmesi ancak infaz anındaki durumu tespit etmekte olup, infazdan sonraki döneme etkili olmadığından, yeni meydana gelen vakıalara dayanılarak açılan eldeki dava bakımından davacının hukuki yararının yokluğundan söz etme olanağı olmadığı-
Davada ileri sürülen "yıkım" isteği yenilik doğurucu nitelikte olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesindeki "...mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi, kadastro mahkemesinin görevi dışındadır." hükmü gözetilmek suretiyle yıkım isteği yönünden tefrik kararı verilerek kadastro mahkemesindeki dava sonucunun beklenmesi, sadece el atmanın önlenmesi isteği yönünden dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekeceği-
Taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin davaların Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği-
Taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin davalarda keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcının alınması gerektiği-
Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesi ya da kullanıma sunulması o yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın tasarruf edenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı-
Çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve tazminat istekleri-
El atmanın önlenmesi davalarının mal varlığına ilişkin davalardan olduğu kuşkusuz olup 6100 sayılı HMK.'nun 2. maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olacağı-