6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği- Karşı oy yazısında ise mutlak red nedenlerinin toplumun menfaatlerini korur nitelikte olduğundan Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından resen dikkate alınacağı, idare tarafından kesin karar verilene kadar, her aşamada kamu düzenine aykırılığın kurum tarafından engellenebilmesi gerekli olduğundan karar düzeltme isteminin kabul edilmesi gerektiği görüşünün de yer aldığı-
Karar düzeltme ile ilgili parasal sınırın altında olan davalara ait hükümlere ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı-
HMK “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan HUMK 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteminin reddi ile takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına karar verilmesi gerektiği-
Duruşma gününün, UYAP sisteminden öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir yasal düzenleme bulunmadığından; somut olayda davacı vekiline usulune uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığı sabit olduğundan vekile duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının belirsiz alacak davasına konu olamayacağından bu alacaklar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği- Belirsiz alacak davasında hüküm altına alınan miktarın, temyiz edilebilirlik sınırının altında olması nedeniyle karara karşı temyiz yoluna gidilmesinin miktar itibariyle mümkün olmadığı- Aynı görüşte: HGK. 09.11.2021 T. E: 2021/(19)11-758, K: 1356
Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, dava konusu gayrımenkulün davalı 3. şahsa devredildiği tarih itibari ile doğmuş vergi borcunun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken, uzman bilirkişiden rapor alınmaksızın ve vergi borcu belirlenmeksizin, sadece iptale karar verilmesinin doğru görülmediği-
Tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, yenileme sonucu ada parsel numarası değişen taşınmazda payları bulunmayan kişiler hakkında payların iptaline karar verilmeyeceği ve sonradan pay alan kişiler yönünden HMK.'nin 125. maddesinin uygulanması gerektiği-
6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarında da takip hukukundan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarında olduğu gibi tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerektiği ve borcun doğum tarihinin ise ödenmeyen vergi borcunun ait olduğu yıl itibari ile olduğu-
Vasiyetnamenin açılması istemine ilişkin davada vasiyetnamenin açılması sırasında "diğer ilgililer" ile ilgili çağrının yapılması için gerekli davetiyenin gerek TMK'nın gerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun aradığı şartlara göre usulüne uygun bir şekilde yapılması gerektiği-
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, cezai şart ve gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkin davada, mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymuş olması halinde bu uyma kararı ile usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapmasının zorunlu olduğu- Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamına uygun düzenlenmeyen ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan rapora göre karar verilmesinin doğru olmadığı- Birleşen dosya hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-