Bölge Adliye Mahkemesinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar için HMK'da karar düzeltme yolu öngörülmediği-
Uyuşmazlığın yapılan tebligatların ve işlemden kaldırma kararlarının usulüne uygun olup olmadığı, hukuki dinlenme hakkı noktasında toplandığı- Davanın katkı payı alacağı istemine ilişkin olduğu- Muhatabın usulüne uygun olarak yapılacak tebligat ile açılan davadan zamanında ve tam olarak haberdar olacağı- Bu nedenle tebligat, yapıldığı tarihte yürürlükteki tebligat mevzuatına aykırı yapılmışsa, sadece tebligat hukukuna aykırı davranışın söz konusu olmayacağı- Aynı zamanda hukukî dinlenilme hakkının da ihlal edilmiş olacağı-
Zararı önlemek amacıyla nakli/taşınma için yapılan harcamayı poliçe kapsamında kalmakla davacıdan isteme hakkı olduğu-
Boşanma kararı kesinleşmeden taraflardan birinin ölümü halinde boşanma davasının konusuz kaldığı- Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği- Sağ kalan tarafın dava açıldıktan sonra barışıp bir arada yaşadıkları iddiası, sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti yönünden değerlendirilmesi gerektiği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, murisin mezar yeri belli olduğuna göre, mahkemece masrafı ileride yasal nedenlerle zorunlu taraf olan nüfus idaresi dışında haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere suçüstü ödeneğinden karşılanmak üzere re'sen DNA testi yaptırılıp alınacak sonuç gözetilerek karar verilmesi gerektiği- Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı- Karşı oy yazısında "Soybağının reddi istemine ilişkin olan davada, delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın nüfus kaydı davası olduğu değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi"nin doğru olmadığı görüşünün savunulduğu-
Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı-
Uyuşmazlığın dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu- Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararı uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konularda bozma kararı kapsam dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebildiği-
Direnmeye konu 1.762,70 YTL davada kararın verildiği 14.12.2022 tarihinde temyiz kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında ve direnme kararı miktar itibariyle açık biçimde temyiz edilebilirlik sınırı altında olduğundan, anılan karara karşı temyiz kanun yoluna gidilmesinin miktar itibariyle mümkün olmadığı-
Bozma sonrasında Mahkemece (3) numaralı bozma sebebine uyulmasına, karşı davanın reddi gerektiğine ilişkin (2) numaralı bozma sebebine ise direnilmesine karar verilmiş ve taleple bağlı kalınarak 2.100,00 TL ihbar tazminatı hüküm altına alınmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise karşı dava yönünden ihbar tazminatı brüt 3.835,86 TL, net 3.231,37 TL olarak hesaplanmış olduğundan ve direnmeye konu miktar direnme kararının verildiği 19.10.2022 tarihinde geçerli temyiz kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL'nin altında olduğundan davacı-karşı davalı vekilinin direnme kararına yönelik temyiz isteminin miktar itibari ile reddine karar verilmesi gerektiği-
Tapu iptali ve tescil davası- 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-