İçerik Akışı
Ariyet sözleşmesi- İstihkak iddiası
Ariyet sözleşmesine dayanılarak istihkak iddiasında bulunulamayacağı-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takip- Borca itiraz- Takibe dayanak senet- Sahtelik iddiası-
Borçlunun, takibe dayanak senedin, herhangi bir nedenle altına isim ve imzasını attığı bir A4 kağıdının isim ve imza kısmından itibaren kesilerek senedin oluşturulduğuna ilişkin sahtelik iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmadığı-
Daimi işçiye tebligat- İşçinin sigortasız çalışması- Vekile tebligat- İlk tebliğ geçerliyken yapılan ikinci tebliğin sonuçları-
Muhattabın daimî işçisi şeklinde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhattap adına tebligat yapılan kişinin tebligatın yapıldığı tarihte muhatabın daimî işçisi olması gerektiği- İşçinin sigortasız olarak çalışmasının tebligat yapılmasına engel olmadığı- Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin en küçük ayrıntısına kadar uygulanması gerektiği- Davalı vekiline yapılan ilk tebligat usulüne uygun olarak yapılmış olması nedeniyle geçerli olduğundan, temyiz süresinin bu tarihten başlayacağı; ikinci kez yapılan tebligat üzerine temyiz süresinin yeniden başlayacağının ve davalının yeni bir temyiz hakkı doğacağının kabulünün olanaklı olmadığı-
İşyeri devri- Kıdem tazminatı-
Dava dışı Büyükşehir Belediyesinin alt işvereni konumunda olan davalı şirketlerin aralarında işyeri devri ilişkisi bulunduğu- İşyeri devri halinde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanacağından, kıdem tazminatına hak kazanma noktasında en az bir yıllık çalışma koşulunun da işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için dikkate alınması gerektiği- Dava konusu kıdem tazminatı; davacının davalı alt işverenler nezdinde geçen çalışma süresinin tamamı için hesaplanmalı, devreden alt işveren davalı şirketin kıdem tazminatından ... tarihleri arasında geçen kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken devreden alt işveren davalı şirketin, kıdem tazminatına hak kazanabilmenin ön koşulu olan 1 yıllık çalışma süresini tamamlamadığından bahisle kıdem tazminatından sorumlu tutulmamasının hatalı olduğu-
Elatmanın önlenmesi- Kâl talebi-
Somut olayda başta dava dilekçesinde yer verilmeyip, dava konusu edilmeyen taşınmazın yargılama sırasında ıslah yolu ile davaya dahil edilmesinin olanaklı olup olmadığı ve bu taşınmaz yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği- Kısmi bir dava açılmışsa, bu davanın kalan kısmı bir takım ilkeler çerçevesinde ıslaha konu olabileceği- Ancak bir dava konusu, bizatihi kendisi davayı oluşturuyor ise, burada kısmi dava bulunmadığından ıslah edilebilecek bir dava da bulunmadığı- Eğer bir davanın konusunu teşkil eden taleplerden sadece bir bölümü istenmiş ve kısmi davaya konu edilmişse daha sonra kalan bölümü için ıslah söz konusu olabileceği- Kural olarak dava açıldıktan sonra sebebinde, konusunda, delillerde ve diğer hususlarda usule ilişkin işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğu gibi, davanın konusunda da ıslahın mümkün olduğu; ne var ki ıslaha ilişkin yasal düzenlemelerde ıslahla kastedilenin dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olduğu- Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı-
Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme suçu- Takibi şikayete bağlı suç- Şikayet süresi- Şikayet hakkının düşürülmesi-
Sanığın üzerine atılı “alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltmek” suçunun takibi şikayete bağlı olduğu- Suça konu araçların satıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde şikayete bulunulmaması halinde sonra şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, sanığın beraatine karar verilmesinin isabetli olmadığı-
Tazyik hapsi- Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza-
Aynı borç ilişkisi sebebiyle sanığın hem kendi adına hem de şirket yetkilisi sıfatıyla iki kez ödeme şartını ihlal nedeniyle cezalandırılamayacağı-
Haricen tahsil bildirimi- Bakiye borç- Tahsil harcı- Bakiye harç-
Alacaklı vekili; haricen tahsil bildiriminde bulunmuş olup, icra müdürlüğünce yapılması gereken işin, yapılan ödemeleri dikkate alarak, varsa bakiye borç muhtırasının tahsil harcı da eklenmek suretiyle gönderilmesi olduğu, ancak yapılan hesaplamalarda bakiye borcun bulunmaması halinde ise; bunun tespit altına alınması ile tahsil harcının yükümlüsünün borçlu olduğu göz önüne alınarak tahsil harcı borçlunun borç hanesine eklendikten sonra bakiye harcın borçludan tahsili gerekeceği-
Kısmi dava- Yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı-
Yıllık izin ücretinin tabi olduğu zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu- Kısmi olarak açılan davada, ıslah tarihi itibariyle, fesih tarihinin üzerinden beş yıldan fazla bir sürenin geçtiği, yıllık izin ücretinin tabi olduğu beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görüldüğünden, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı savunmasına değer verilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin başlatılan takip- Tahliye talebi- Borca itiraz- İtirazın kaldırılması- Kira akdi dışındaki itirazlara ilişkin belgeler
Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin başlatılan takipte, borçlunun icra dairesine süresi içerisinde yaptığı borca itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru ile itirazın kaldırılmasının ve kiralananın tahliyesinin istendiği, mahkemece alacaklıya ait banka kayıtları getirtilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; takip konusu kira bedellerinin ödendiği, takip tarihi itibariyle borçlunun alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine karar verilmiş ise de, kira bedellerinin ödendiği banka hesap ekstresinde yapılan ödemelerin hangi aya ait olduğu anlaşılmadığından ve alacaklının da bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve 08.11.2018 tarihli son celsedeki beyanıyla bu ödemelerin takip konusu alacakla ilgili olmayıp geçmişe ait borçlara ilişkin olduğunu beyan etmesi karşısında, borçlunun itirazını İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle ispatlayamadığının kabulü gerektiği-
