İçerik Akışı
Vekalet ücreti alacağı- İtirazın iptali davası- İcra inkar tazminatı-
Dava konusu vekalet ücreti alacağı likit olduğundan, itirazın iptali davasında asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, burada borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması şartının aranmadığı- Taraflar arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesinde; her ayın 25'ine kadar aylık ücretlerin ödenmesi gerektiği kararlaştırıldığından, davalıların her ayın 25'inde temerrüde düşeceği, belirlenen taksitler yönünden her ayın 25'inden itibaren faiz hesabı yaptırılmak suretiyle davacının takip tarihinde ne kadar işlemiş faiz talep edebileceğinin belirlenmesi gerektiği-
Yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk Mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir kararı- Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik karar-
Tahkim anlaşmasının varlığına rağmen yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk mahkemelerinden ihtiyati tedbir istenebileceği, Türk mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararlara yapılan itiraza da, tahkimde dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın Türk mahkemelerinde bakılabileceği- Yabancılık unsuru re'sen tahkime tabi bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir kararına, uyuşmazlığa ilişkin tahkim yargılaması başladıktan sonra yapılan itiraza bakmaya Türk mahkemelerinin yetkili olduğu-
"Aile konutu"ndan tahliye konusunda diğer eşin durumu konusunda içtihatlar-
Kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin talepler- Tahliye taahhütnamesi- Aile konutu- Eş rızası-
Devir ve murisin ölüm tarihi üzerinden 40 yılı sonra muris muvazaasına ilişkin dava açılması-
Tedavi edilemeyecek aşamada hasta olduğunu öğrenen murisin eşinin baskısıyla taşınmazını tek erkek evladı olan davalıya devrettiği, devre ilişkin resmî işlemlerin murisin hastalığı nedeniyle evinde gerçekleştirildiği, taşınmazın bedelini ödediğini savunan davalının devir tarihi itibariyle henüz on dokuz yaşında olduğu, torna işi ile iştigal ettiği tanık beyanlarından anlaşılsa da satım bedelini ödeyebilecek maddi imkâna sahip olmadığı, savunmada bahsi geçen taksim sözleşmesinin uygulanmadığı gözetildiğinde, "işlemin muvazaalı olduğu" kanıtladığından, devir tarihi ve murisin ölüm tarihi üzerinden 40 yılı sonra açılan muris muvazaasına ilişkin davanın kabulü gerektiği- "Miras bırakanın mirasçılara bıraktığı başka taşınmazlarının da bulunduğu, taşınmazların miras taksim sözleşmesine konu edildiği, miras bırakanın bir çocuğunu diğer çocuğuna tercih etmesi için bir nedeninin bulunmadığı, muvazaa iddiasının kanıtlayamadığı, tenkis yönünden değerlendirme yapılması gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Akdi vekalet ücretinin tazmini-
Ceza davasında beraat eden kişinin, avukatına ödediği akdi vekâlet ücretini tazminat olarak isteyebileceği- Avukata ödenen ücretin ispatin serbest meslek makbuzuyla sınırlandırılmadığı-
Dosya alacağına haciz konulması- Satış isteme süresi-
Dosya alacağına haciz konulması durumunda, alacaklının ancak fiili olarak o dosyaya para girdiği tarihten itibaren kendisinin paranın gönderilmesini isteyebileceği, öncesinde fiili imkansızlık olduğu- Hacze konu icra dosyasına henüz tahsil edilip giren bir para mevcut olmadığından, 6 aylık isteme süresinin başlamayacağı, İİK120/2 uyarınca verilen yetki belgesi isteme süresinin de 6 aylık süreye bağlanmasının yerinde olmadığı- İİK’da yetki belgesi talep etmek için belirli bir sürenin öngörülmediği-
Bel fıtığı- Meslek hastalığı- Maluliyet bulunmaması- Manevi tazminat miktarı
Davalının işyerinde çalışması nedeniyle davacıda oluşan bel fıtığı meslek hastalığının mahiyeti ve bu hastalık nedeniyle maluliyetinin bulunmaması da gözetildiğinde hükmedilen (20.000 TL) manevi tazminat miktarının fazla olduğu-
Tapuya haciz şerhi işlenmeden taşınmazın üçüncü kişiye satılması-
İcra müdürlüğünce taşınmazın haczine karar verildikten sonra, taşınmazın üçüncü kişiye satılması ve hacze ilişkin şerhin tapuya taşınmazın üçüncü kişiye satış tarihinden sonra işlenmesi halinde, taşınmaz haciz karar tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan haczi geçerli olduğunun kabulü gerektiği-
İşçinin mutad işyeri- Yurt dışı iş sözleşmeleri- Hukuk seçimi anlaşması-
Davalıya ait işyerinde çalışan davacı işçinin mutad işyeri, işini fiilen yaptığı Suudi Arabistan ve Dubai olduğundan, davacının imzaladığı yurt dışı iş sözleşmeleri uyarınca ilgili dönemde iş sözleşmesi ile seçilen hukukun uygulanması gerektiği- Taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, MÖHUK 27/1 kapsamında davacının Suudi Arabistan’da yaptığı çalışmalar yönünden ilgili dönemde Suudi Arabistan hukukunun; Dubai'de yaptığı çalışmalar yönünden ise Dubai hukukunun uygulanması gerektiği-
BAM tarafından hükmedilen avukatlık ücreti-
Şikayetçinin "usulsüz tebligat nedeni ile memur muamelesine yönelik şikayeti"nin BAM tarafından kabulü halinde, şikayetçi vekili için -karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre- 2100,00TL maktu 'dilekçe yazım ücretine' de hükmedilmesi gerekeceği-
