Boşanmaya ilişkin davaların, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekeceği- MK 184
Davalı-davacı koca tarafından süresinden sonra açılan karşı boşanma davasının tefriki doğru ise de, her iki dava arasında kusur belirlemesi ve bunun sonucuna bağlı olarak boşanmanın fer’ilerine yönelik olarak verilecek kararlar birbirini etkileyecek nitelikte bulunduğundan aralarında hukuki ve fiili irtibatın mevcut olduğu(HMK.md.164/4); tefrik edilen davalı-davacı kocanın davası halen derdest olup, talep veya kendiliğinden birleştirme kararı verilmesi mümkün olduğundan (HMK.md.166/1), tefrik edilen davanın eldeki dava ile birleştirilmesinin beklenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Ortada tarafları ve sebepleri aynı iki dava bulunduğu bu durumda kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği, mahkemece davanın esasıyla ilgili olarak bir hüküm kurulması gerekeceği-
Dava reddedildiği halde, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı kadının ilk defa tahkikat aşamasında ileri sürdüğü yoksulluk nafakası ve tazminat talebi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olup, bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmak gerekeceği-
Gerekçeli kararın,  tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmayacağı- 
Bilirkişi raporunda dava konusu edilen bileziklerin adet ve nitelikleri davacı kadının talebinden farklı gösterildiğinden,raporun hüküm vermeye ve denetime elverişli olmadığı-  
Ayrı yaşamakta haklılık iddiasına dayalı tedbir nafakası istenilen davanın aile mahkemesinde görülmesinin gerekeceği-
Davacı kadının ziynet eşyalarının kocada kaldığını kanıtlayamadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tarafların davalı-kocadan kaynaklanan sebeplerle ayrı yaşadıkları ve kocanın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, bu nedenle kadının nafaka talep etmekte haklı olduğu-