Gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının düzeltilmesi davasının asliye hukuk mahkemesinde görüleceği-
Mahkemece ön inceleme duruşması tamamlanıp tahkikat aşamasına geçildiğinden, davalının HMK.’nun 147. maddesi gereğince tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunlu olup, bu yasal zorunluluğun gereği yapılıp, davalının tahkikat duruşmasında bulunmasına olanak sağlanmaksızın, davanın esası hakkında hüküm kurulamayacağı-
Mahkemece davalının yetki itirazının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilen şekilde incelenmesi için, taraflara yetkiye münhasır olarak delillerini gösterme olanağı tanınması, gösterildiği takdirde toplanması ve gerçekleşecek sonucuna göre yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının rızasıyla verilmiş olsa bile, geri istenmemek üzere karşılıksız olarak verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, koca bunları geri vermekle yükümlüyken, koca bu yönde bir iddiada bulunmadığından, dava konusu edilen altınların iadesine karar verilmesi gerekirken "bu altınların davacıdan rızası dışında alındığının ispatlanamadığı" gerekçesiyle isteğin reddinin doğru olmadığı-
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup; mahkemece yapılacak işin, yetkiye ilişkin tarafların delillerini sormak, yetki itirazının doğru olup olmadığını hadise şeklinde inceleyerek bir karar vermesinin gerekeceği-
İddianın genişletilebilmesi ön inceleme duruşmasından sonra mümkün bulunmamasına rağmen davacı kadının ön inceleme duruşması bittikten sonra tahkikat aşamasında tazminat talep etmesi ve mahkeme tarafından da lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Davacının "temyiz dilekçesinin reddi ve kararın aynen onanması" yönündeki temyizden feragat niteliği taşıyan beyanının davadan feragatle doğmuş olan hukuki sonucu ortadan kaldırmayacağı ve sonuç doğurmayacağı-
Boşanma davalarında, maddi/manevi tazminata hükmedilirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, boşanmadaki kusur derece ve niteliklerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına göre, TMK’nın 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi çerçevesinde karar verileceği-
Velayet davalarının çekişmesiz yargı işi olarak kabul edildiği ve basit yargılama usulüne tabi olduğu-
Davalı kadının, cevap dilekçesinde yer almayan, ilk defa ön inceleme duruşmasında belirttiği maddi ve manevi tazminat isteklerinin talep sonucunun genişletilmesi niteliğinde olduğu, davacının açık muvafakati bulunmadığı ve ıslah da söz konusu olmadığından, davalının tazminat talepleri hakkında" karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesisi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı-
