Mahkemece hükme esas alınan raporda, borçlunun oturduğu yerden başka yerlerde de haline münasip evi alabileceği değer belirlenmemiş olduğundan; mahkemece, borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazı bir semtte, daha mütevazi koşullarda haline münasip evin değerinin belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 164. Maddesinin son cümlesinde “Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” hükmüne yer verildiğinden mahkemece vekalet ücreti alacağı yönünden takas-mahsup isteminin reddi gerekeceği-
Bilirkişiden ek rapor alınarak borçlunun Şanlıurfa ili, Karaköprü beldesinin daha mütevazi bir yerinde haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun başvurusu İİK.nun 82/12. maddesi gereğince meskeniyet iddiası olup, şikayet niteliğinde olduğundan mahkemece, İİK.nun 82 ve 18/3. maddeleri gereğince yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, şikayetçi borçlunun meskeniyet itirazı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak "takibin iptali" yönünde hüküm tesis edilemeyeceği-
Borçlunun haczedilmezlik yönünde bir başvurusu olmayıp, takip yapılamayacağından bahisle hacizlerin kaldırılması istenilmiş olduğundan icra mahkemesince dayanak ilam kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği kabul edildiğine göre sair istemlerin reddi gerekirken talep aşılarak 5510 sayılı Yasa koşulları değerlendirilip maaş haczinin de kaldırılmasına karar verilemeyeceği-
Alacaklı adına tahakkuk eden vekalet ücretinin takası mümkün olmadığından, avukatlık ücreti için takibin devamına karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … karar sayılı davanın açılma tarihi 11.6.2009 ve karar tarihi 16.03.2010 tarihi olduğundan 2942 Sayılı Kanuna eklenen geçici 6.madde uyarınca borçlu idarenin mal ve haklarının haczinin mümkün olduğu-
Alacaklının takibine dayanak yaptığı Asliye Hukuk Mahkemesinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata ilişkin ilamının karar tarihi 30.06.2010 olup, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanun’unun geçici 6.maddesinin yürürlüğe girdiği 30.06.2010 tarihle aynı güne ilişkin olduğundan anılan maddenin olayda uygulaması gerekeceğinden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan takipte borçlu belediyenin mal, hak ve alacaklarının haczinin mümkün olmadığı-
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa da, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalinin sağlamayacağı- Sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesinin beş yıl süre ile üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği- Haczin kaldırılması için, anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve üçüncü kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanmasının zorunlu olduğu- Tapuya şerh edilmiş satış vaadi alacaklısı olan üçüncü kişinin şikayet hakkının süreye bağlı olmadığı-
