Alacaklının takibine dayanak yaptığı Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata ilişkin ilamının karar tarihinin, 08.03.2011 olup, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 6.maddesinin yürürlüğe girdiği 30.06.2010 tarihinden ve 6111 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesinin yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, bu durumda olayda 6111 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin uygulanmasının gerekeceği-
Teminat mektubu ile doğmuş ve doğacak bir hak bulunmadığından, lehdarın borcu için teminat mektubunun haczedilmesine yasal imkanın olmadığı, teminat mektubunun hangi iş için verilmiş ise onun için haczedilip paraya çevrilebileceği-
Borçlu aleyhinde Anayasa Mahkemesi'nin iptal karar tarihi olan 01.11.2012 tarihinden sonraki tarihlerde yapılan haciz işlemlerinin bulunduğu, haciz tarihleri itibariyle 6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin iptal edildiği ve halen yürürlükte olan 5999 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından, kamulaştırmasız el atmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulünün gerekeceği, bu durumda borçlunun belirtilen tarihten sonra gayrimenkul, menkul, hak ve alacaklarına haciz uygulanmasının hukuka uygun olduğu-
Çekin arka yüzünde ibraz şerhi bulunmadığından çek vasfını taşımadığı, o halde mahkemece, 30.10.2012 keşide tarihli 21.000 TL miktarlı çek yönünden İİK 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece borçlu hakkında ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmadan ve haline münasip ev değeri tesbit edilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapor ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlunun serbest iradesiyle kurduğu ipoteklerde, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunamayacağı-
Borçlu aleyhinde 01.11.2012 tarihinden sonra da hacizlerin tatbik edildiği, haciz tarihleri itibariyle 6111 sayılı Yasa’nın Geçici 2. maddesi iptal edildiğinden ve halen yürürlükte olan 5999 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından, kamulaştırmasız el atmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulünün gerekeceği, bu durumda anılan yasal düzenlemeye dayalı olarak takip dosyasında 01.11.2012 tarihinden sonra yapılan hacizlere ilişkin şikayetin yerinde olmadığı-
30.06.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5999 Sayılı Yasa’nın l. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddesinin son fıkrasında, bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği, yine 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa’nın Geçici 2. maddesi ile de 1983 yılından sonra kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar için Mahkemece hükmedilecek tazminatlar yönünden de aynı şekilde düzenlemelerin getirildiği-
Borçlunun hesabına 29.03.2013 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle 6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesi iptal edildiğinden ve o tarih itibariyle yürürlükte olan 5999 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi bulunmadığından kamulaştırmasız el atmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulünün gerekeceği, bu durumda, haciz tarihindeki uygulamaya göre, borçlu idarenin haczi kabil mal varlığı üzerine haciz konulmasının mümkün olduğu-
Borçlunun haline münasip evin haczedilemeyeceği, meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı; borçlunun ‘haciz’ anındaki ‘sosyal durumu’na ve borçlu ile aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu ‘aile’ bireylerinin ihtiyaçlarına göre belirleneceği, icra mahkemesince borçlunun haline münasip meskeni temin için gerekli bedelin bilirkişilere hesaplattırılması ve haczedilen yerin kıymeti fazla ise satılmasına karar verilmesi gerekeceği, ikamet için zorunlu öğeleri içeren (mütevazi) bir mesken dışındaki yerlerin, İİK. mad. 82/1-12’de öngörülen amaca aykırı olacağı-
