Takip dosyasında borçlunun taşınmazın haczinden haberdar olduğuna dair bir işlem mevcut olmayıp, borçlu tarafından ıttıla tarihi de belirtilmediğinden haczedilmezlik şikayetine dair başvuru tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edileceği-
3212. s. Maden K.'nda maden işletme ruhsatının haczedilemeyeceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, maden işletme ruhsatının devredilebileceği, ipotek edilebileceği, icra dairesince satışının yapılabileceği gözetildiğinde, işletme ruhsatı üzerine de haciz konulabileceği, ancak işletme hakkı ile bütünlük teşkil eden tesis, vasıta, alet ve malzemenin münferiden haczedilemeyeceği-
Mahkemece yapılacak işin; takip hukukunda aslolanın alacaklının alacağına kavuşmasını temin olduğu da gözardı edilmeksizin hem mahcuzun hem de farklı semtlerde daha mütevazı niteliklere sahip daha küçük, haline münasip meskeni edinebileceği değerin yeniden belirlenmesi olduğu, bu değer mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine ödenmesine ve satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda, şikayete konu taşınmazın değerinin 42.000.00 TL, borçlunun daha mütevazi mahallelerde haline münasip ev alabileceği değerin 38.000.00 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından ve haczedilen taşınmazın değeri borçlunun haline münasip ev alabileceği değerden fazla olduğundan şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın borçlunun haline münasip ev alabileceği değerden (bu değer kararda belirtilerek) az olmamak üzere satılmasına, haline münasip ev alabileceği değerin borçluya, kalanının ise alacaklıya ödenmesine karar verilmesi gerekeceği-
Paylı taşınmazlarda, her paydaşın meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı olduğu ve haczedilmezlik iddiasına konu evde borçlunun oturmamasının da meskeniyet şikayetine engel olmadığı, mahkemece borçlunun hacizli taşınmazdaki hisse değeri ile mütevazi semtte satın alabileceği haline uygun evin değerinin bilirkişi aracılığı ile tespit ettirilip meskeniyet şikayeti hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Belediyeye ait haczedilen paraların vergi, resim, harç geliri olduğunu ya da fiilen kamu hizmetinde kullanıldığını borçlu belediyenin ispatlaması gerektiği, haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraları karıştırmak suretiyle havuz hesabı oluşturan borçlu belediyenin, iddiasını ispat imkanını da kendisinin kaldırmış olacağı-
İmar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılmasına ilişkin davalarda, borçlu İdare'nin haczi kabil malvarlığı üzerine haciz konulması mümkün olup, haciz yasağının sadece kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacakları için söz konusu olduğu-
İcra ve İflas Kanunda haczin yenilenmesi diye bir müessesenin olmadığı, aynı takip dosyasından konulan her haciz yeni bir haciz olacağından borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkının bulunduğu- Borçlunun meskeniyet şikayetine konu ettiği taşınmaza ilk hacze ilişkin İİK. 103. madde davetiyesinin borçluya tebliğ edildiği, ancak daha sonra taşınmaz üzerine yeniden haciz konulduğu ve bu hacze dair borçluya herhangi bir tebligat yapılmadığı, borçlunun şikayet tarihinden daha evvel öğrendiği iddia edilmediği ve öğrendiği yönünde yazılı bir belgenin de mevcut olmadığı anlaşıldığından borçlunun son hacze yönelik meskeniyet şikayetinin yasal sürede yapıldığının kabul edileceği-
Meskeniyet şikayetine ilişkin karar hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamayacağı-
