İlamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemeyeceği- İlk derece mahkemesince kurulan hükümde; "Davacının davasının kabulü ile takibin davacı yönünden kısmen iptaline ve icra emrinde davacının sorumlu olacağı alacak miktarlarının ... bilirkişi raporuna göre düzeltilmesine ve takibin davacı yönünden bu miktarlar üzerinden devamına, bilirkişi raporunun karara eklenmesine" şeklinde hüküm kurulduğu, anılan ilamın hüküm kısmının, bu haliyle şüphe ve tereddüte yer vermeyecek biçimde açık ve infaza elverişli olmadığı-
Kişinin kayyum olarak atamasından sonra şirketin iflası halinde, müflis şirket adına kayyumun yaptığı feragatin geçersiz olduğu-
Mahkemece delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş ise de, süreye ilişkin ara kararda sürenin “kesin” olduğunun belirtilmediğinin ve verilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının açıklanmadığının görüldüğü, kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekeceğinden, ilk derece mahkemesince, HMK'nun 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması için (avansın hangi işlere ilişkin olduğunun, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağı açıkça belirtilerek ve kesin sürenin sonuçları hatırlatılarak) borçluya usulüne uygun süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece; şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak, şikayete konu ........ Bankası ................ no'lu hesaba ilişkin ayrıntılı hesap dökümü getirtilerek, haciz tarihinden altı ay öncesine kadar yatan paraların mahiyeti ve kaynağı belirlenmek suretiyle, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin yer alması gerektiği-
Mahkemece takibe konu edilen kıdem tazminatı ve fazla mesai alacaklarının faiz hesaplamalarına ilişkin olarak iki ayrı bilirkişi raporu alınmakla; gerekçede 27/11/2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların esas alındığı belirtilmiş ise de hüküm kısmında 22/2/2016 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre ortaya çıkan rakamlar esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu görüldüğünden, HMK'nun 297 ve 298. maddelerine uygun olarak açık, net, anlaşılır ve infazda tereddüt oluşturmayacak nitelikte bir hükmün varlığından söz edilemeyeceği-
İstinaf Dairesince; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337. maddesinin 2. fıkrasında ifade edilen yasal prosedür uygulanarak,adli yardım talebinin reddi kararının adli yardım talep eden tarafa tebliğ edilmesi, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye itirazda bulunulursa dosyanın incelenmek üzere numara olarak kendisini izleyen daireye gönderilmesi, adli yardım talebinin reddi kararına karşı süresinde itiraz edilmez ise istinaf harcının yatırılması için istinaf talebinde bulunan tarafa muhtıra çıkartılması gerekirken bu hususlar göz önüne alınmadan adli yardım talebinin reddi kararının şikayetçi borçluya tebliğinden itibaren yasal itiraz süresi beklenmeden aynı kararda istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu-
Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması halinde, İİK:'nun 18. maddesindeki takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılmasının kanunun amacına uygun düşeceği, mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hallerde ilgililerin duruşmaya çağrılmasının yasal bir gereklilik olduğu, şikayet sonunda hakları haleldar olabilecek alacaklıların savunma haklarını kullanabilmeleri ve adalet dengesinin sağlanabilmesi bakımından takdir hakkının, duruşma açılması yönünde kullanılması gerekeceği-
İstinafa başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlayacağı-
Mahkemece, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılarak şikayetin sonuçlandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan HMK’nun 150/6. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-