Davada herhangi bir ıslah istemi de olmadığı gözetilerek mahkemece ret kararı verilmesi gerekirken, “çoğun içinde azda vardır” kuralına istinaden, talep olmadığı ve mevcut taleple de herhangi bir bağlantısı bulunmadığı halde müspet zarar kapsamında, yazılı şekilde bağımsız bölümler arasındaki değer farkına hükmedilmesinin HMK'nın 26. maddesine aykırı olduğu-
Mahkemece, kooperatif defter ve kayıtları ile tüm genel kurul kararları üzerinde ilgili ilkeler doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak; peşin bedelli ortak olarak kabul edilen davacının genel yönetim ve altyapı gideri borcu bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir borcu var ise, davacı gibi peşin bedelli ortak olanlara, genel yönetim ve altyapı gideri borçları bulunmasına rağmen tapularının verilip verilmediği araştırılıp, tapularının verilmiş olması halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi uyarınca şimdiki gibi davanın kabulüne, genel yönetim ve altyapı gideri borcu bulunan peşin bedelli ortaklara, bu borç nedeniyle tapularının verilmemiş olduğunun anlaşılması halinde ise davacının tapu iptali ve tescil isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi; davacının genel yönetim ve altyapı gideri borcu hiç yoksa yine davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tesbiti, dairenin aidiyeti tespiti ve tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı üyeliğin tespiti davası-
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasında, davacı arsa sahibi tarafından talep edilen istekler arasında eksik işlerin giderilme bedeli olmadığı halde, bu kalemin kabulüne karar verilmesinin HMK'nun 26. maddesine uygun bulunmayacağı-
Hukuki tavsifin mahkemeye ait olması gerekeceği-
Kooperatifin feshi ve tasfiye memuru atanması istemine ilişkin açılan davada, dava dilekçesinde dayanak yasa maddesi bildirilmese dahi kooperatifin niteliğine göre ilgili Bakanlık Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) olduğu, davacı Bakanlığın, davalı kooperatifin feshi için dava açabileceği, dava dilekçesindeki anlatıma göre bu bent hükmüne de dayanıldığı, dava dilekçesinde 1163 sayılı Kanun'un 81. maddesine açıkça dayanılmış olduğu gözetilerek uyuşmazlığın esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Boşanmanın fer-i niteliğinde bulunan maddi-manevi tazminat talep edildiğinde olumlu veya olumsuz hüküm kurulması gerekeceği-
Taraflar arasındaki tazminat davasında, davalı gecikme tazminatı alacağına mahsuben bono verdiğini savunmuş ise de bahsi geçen bononun gecikme tazminatına karşılık olarak verildiğini diğer delillerle kanıtlayamamış, ancak davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığından, bononun gecikme tazminatına karşılık olarak verilip verilmediğinin ispatı yönünde davalının davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatarak, sonucuna göre bir hükme varılması gerekeceği-
Talep 42.220,00 TL olmasına rağmen 42.807,00 TL'na hükmedilmesinin HUMK'nın 74, HMK'nın 26. maddesine aykırılık teşkil edeceği-
Geciken aidata geciktiği yılda uygulanan yasal faizin yüzde yüz fazlası nazara alınarak temerrüt faizi hesap edilmesi gerekeceği- Hakimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu; talepten başkasına veya fazlasına hükmedemeyeceği-
