Ticaret Mahkemeleri ve Asliye Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, HMK’nun 14. maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda HMK’nun 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebileceği, ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması gerekeceği-
İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemenin öncelikle icra hukuk mahkemesinin yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyeceği ve kesin olarak sonuçlandıracağı-
HMK'nın 14.maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda HMK'nın 138.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebileceği; ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkının tanınması gerekeceği- dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinin HMK'nın 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacağı-
HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğ; kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK dönemdeki uygulamayı anımsatacak biçimde, "mahkememizin yetkili olmaması", "mahkememizin yetkisizliğine" gibi ibarelere gerekçede ve hüküm fıkrasında yer verilmesinin doğru olmadığı ve aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca değişik gerekçe ile ve hüküm fıkrasının 2. bendindeki yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği -
Kooperatif anasözleşmesinde merkez olarak gösterilen yerin kooperatifin ikametgahı sayıldığı; kooperatif ile ortakları arasında birbirlerine karşı açacakları davalara HMK'nın 14/2. maddesi (HUMK'nın 17/son cümlesi) gereğince kooperatifin ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılacağı; HMK'nın 14/2. maddesi kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği; davacı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adres Adana İli, Karaisalı İlçesi olduğundan, mahkemenin davaya bakmaya yetkisiz olduğu halde, davanın esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı -
İcra takibi, Sincan İcra Müdürlüğü'nde yapılmış ve tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş, sadece borca itiraz etmiş olmakla, Sincan İcra Dairesi'nin yetkisinin kesinleştiği; icra dairesinin yetkisinin kamu düzenine ilişkin olmadığı; icra dairesinin (İİK'nın 50/2. maddesi yollaması ile) HUMK'nın 17. (HMK'nın 14.) maddesi uyarınca yetkili olup olmadığının incelenmesi gerekmeden, itirazın iptali davasının kesin yetkili mahkemede açılıp açılmadığı üzerinde durulması gerekeceğinden, itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle davacı kooperatifin merkezinin bulunduğu yer olan Ankara Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğu -
HUMK. mad. 17 (HMK. mad. 14) uyarınca, kooperatif ile üyesi arasındaki davanın kooperatifin muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği ve bunun kesin yetki kuralı olduğu-
HUMK'nın 17. (HMK'nın 14.) maddesine göre, kooperatif ile ortakları arasında açılacak davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğu; mahkemece, HUMK. mad. 13 uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğu-
Kooperatifle üyesi arasında aidat borcundan kaynaklanan uyuşmazlığın davacı kooperatifin merkezinde görülmesi gerektiği-
Mahkemece, kooperatif merkezinin tespiti için bizzat davalı kooperatiften beyan dilekçesi alınmış olup; içeriğinde, kooperatifin merkezinin Çayırlı olduğu belirtilmiş, sunulan ana sözleşmede ise merkez kaydının bulunmadığı; ayrıca, dosya içinde bulunan kooperatifçe avukata verilen vekaletnamede ayrı adresin belirtildiği; o halde, kooperatif merkezinin neresi olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı; davalı kooperatifin ticaret sicil kayıtlarının araştırılması suretiyle, dava tarihi itibariyle kooperatif muamelelerinin yürütüldüğü merkezin bulunduğu yer, tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği -
