Davacı gerçek kişi tarafından ayrıca İstanbul Anadolu-------------. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ---------- ŞİRKETİ ile birlikte konkordato talepli dava açıldığı, -------- Esas bu davada, davacı lehine tedbir verildiği, mahkememize açılan ------- sayılı dosyada da aynı davacı için talepte bulunulduğu, aynı kişi hakkında konkordato talepli dava açılmış olması sebebiyle derdestlik olduğundan konkordato davasının usulden reddi gerektiği-
Davacı şirketin, iflas erteleme davasında 8 yıllık süre sonunda mevcut mali durumu ile takip görmediği halde borçlarını ödemekte zorlanıyor ve konkordato talep ediyorsa artık, yapısal bir düzelme sağlayamayacağından konkordato projesinin inandırıcılığının olmayacağı- Davacı taraf ülkedeki kur farklarından, döviz sıkıntısından bahsetmişse de, kur problemi olmayan, ülkede büyüme oranlarının yüksek olduğu yıllarda da davacı şirketin mali durumunun iyi olmadığı görüldüğünden konkordato talebinin reddi gerektiği, iflas kararı verilip verilmeyeceği hususunun ise derdest iflas ertelemenin uzatılması davasında değerlendirilmesi gerektiği-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yaklaşık 13 yıldan beri Radyo TV sektöründe yapım, teknik destek, idari iş ve benzeri hizmetler verdiğini, ülkenin yaşadığı ekonomik kriz ve borçlarını ödemede gösterdiği hassasiyete rağmen artık borçlarını ödeyemez bir hale düştüğünü, bu ekonomik sıkıntılar nedeniyle aylardır kirasını dahi ödeyemediğini, müvekkili şirketin kurtuluşunun konkordato mühletinin verilmesi ile gerçekleşeceğini, konkordato talebi ile amaçlanan belli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, projeye uygun olarak işletme sermayesi ihtiyacını çözdüğü taktirde borçlarını ödeyecek ve kar elde edecek duruma geleceğini, ancak alacaklılarının alacağına kavuşması hemde şirketin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesinin konkordato talebinin kabulüne bağlı olduğunu, davacı şirketin malvarlığının borçlarını karşılar durumda olmadığı tespit edildikten sonra konkordato talebinin kabul görmemesi halinde olası bir iflas durumunda muhtemel satış değeri ile varlıklarının paraya çevrilerek borçlarının ödenmesi halinde alacaklıların alacağına kavuşma oranının kaydi değer üzerinden yaklaşık %20 değerinde olduğunu, bu itibarla dosyaya sunulan muhasebe kayıtları, ekonomik veriler ve diğer her türlü ticari defter kayıtlarına göre müvekkilinin borçlarını %30 iskonto yapmak sureti ile 31 Mayıs 2018 tarihinden başlamak üzere %50 sini 12 ay içerisinde kalan borçlarını 31 Mayıs 2020 tarihine kadar ödemeye hazır olduğunu, bu plan dahilinde müvekkilinin yaklaşık 2 yıl içerisinde tüm borçlarını ödeyebileceğini belirterek müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığını koruyabilmesi için ihtiyati tedbir yoluyla haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza ve tahliye işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, davacı şirket hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışların durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulması, davacı şirketlerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi, evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklarda dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarını davalı şirkete ödenmesi, davacı şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesi, davacı şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesi, davacıların bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması zımnında, yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve şirkete komiser tayinine, İİK 287 md. uyarınca 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet sonunda İİK 289 md. gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı 6 ay daha uzatılmasına, konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HMK'nun 307 - 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Konkordato davasında, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, HMK. gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olduğundan, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verileceği-
Adi (tacir olmayan) borçlunun da "malvarlığının durumunu gösterir belgeleri" kankordato talep dilekçesi ve ön projeyle birlikte mahkemeye sunması gerektiği- İİK. mad. 286'da, konkordato talebinde bulunan kişinin talebe ekleyeceği belgelerin ayrıntılı ve net olarak tek tek gösterildiği, bu madde de gösterilen belgelerin sunulmasının İİK. mad. 287 uyarınca zorunlu olduğu, sunulmadığı takdirde, sadece bu nedenle konkordato talebinin reddine karar verileceği- Usulüne uygun olarak davacılardan İİK. mad. 286'deki belgelerin sunulması istenmiş ve süre verilmiş olmasına rağmen davacılar tarafından bu belgeler sunulmamış olduğundan, ihtiyati tedbir ile geçici olarak taleplerinin reddine dair verilen ara kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Suça konu çeki keşide eden sanıkların yetkilisi olduğu şirket hakkında iflasın ertelenmesi/konkordato başvurusu olup olmadığı, varsa başvurunun hangi tarihte yapıldığı, ne şekilde karar verildiği, kararın hangi tarihte kesinleştiği, iflasın ertelenmesi kararının hangi tarihe kadar geçerli olduğu, şirketin işlerini yönetme hususunda mahkemece görevlendirme yapılıp yapılmadığı, çekin keşide ve ibraz tarihi itibariyle, sanıkların çek keşide etmeye ve karşılığını hesapta bulundurmaya yetkili olup olmadığı ve bu tarihlerde şirketin konkordato durumunun devam edip etmediği hususlarının açıklığa kavuşturularak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği- Sanıkların "çekin keşide tarihi yazılmadan boş olarak teminat çeki olarak bir şirkete verildiği" savunmaları karşısında, suça konu çekin keşide tarihi ve lehdarı boş şekilde sanıklar tarafından bahsi geçen şirkete verilip verilmediği, verilmiş ise çekin kime teslim edildiğinin araştırılması, bu hususta müştekinin de beyanına başvurulup gerektiği takdirde her iki tarafın defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak çekin, 5941 sayılı Kanunun 5/1. maddesinde değişiklik yapan 6728 s. Kanun'un yürürlük tarihinden önce düzenlenip düzenlenmediği tespit edilerek sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği-
Davacı tarafından , yine davacının ortağı bulunduğu şirketlere şahsi kefaletleri nedeniyle İstanbul Anadolu ..Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dava dosyasından 27.09.2018 tarihinde dava açıldığı, anılan mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediği görüldüğünden, davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacının, tek bir alacaklının icra tehdidinden, uygulanacak hacizlerden kurtulmak amacıyla konkordato talep etmesi, konkordato kurumunun amacı ve varlık sebebi ile uyumlu olmadığı gibi, davacının, geçici mühlet ve tedbir kararı verilmesi halinde üstünde yük olmayan taşınmazları satacağını beyan etmesi karşısında üstünde yük olmayan taşınmazlarının mevcut olduğunun anlaşıldığı, tek bir alacaklı ile ilerleyen aşamalarda alacaklılar kurulu kurulduğunda oylama yapmanın da mümkün görülmediği, ön projenin hayata geçme ihtimalinin olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesi gerektiği-