Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da borçlu şirket kaşesinin üstündeki imzanın anılan şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu kesin olarak belirlenmiş olmakla birlikte, şikayet konusu keşide tarihi üzerindeki paraf imzaların kime ait olduğu ve keşide tarihi yönünde kesin bir kanaat bildirilmemiş olduğundan, bilirkişi raporu borçlu lehine yorumlanmak suretiyle parafın borçluya ait olmadığı kabul edilerek senedin gerçek keşide tarihinin tahrifattan önceki tarih olduğu gözetilip bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Borçlunun faize ve borcun kısmen ödendiğine ilişkin itirazının borca itiraz kapsamında olduğu, İİK. nad. 169/a-6 gereğince takibin durduğu da göz önünde bulundurularak itirazın reddi kararı ile birlikte tazminata da hükmedilmesi gerektiği-
Borçluların imzaya itirazları üzerine grafoloji, sahtecilik ve balistik uzmanı bilirkişiden alınan raporda, senedin cihaz altındaki görünüşünde, senet üzerinde teminata ilişkin ibare bulunduğu ve senet bedelinde tahrifat yapıldığı belirtilmesi üzerine, İİK. mad. 170/a gereğince senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği gerekçesiyle mahkemece takibin iptaline karar verilmişse de, borçluların talebi imzaya itiraz olup, "teminat iddiası" taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemece resen incelenemeyeceğinden imzaya itiraza ilişkin inceleme yapılması ve gerektiğinde tarafların itirazları doğrultusunda yeniden rapor aldırılmak suretiyle borçluların imzaya itirazları hakkında karar verilmesi gerektiği-
Tebliğ memurunca, ödeme emrinin muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı ve muhatap yerine tebliğ yapılan şahsın tebellüğe ehil olduğu tespit ve tevsik edilmeksizin doğrudan aynı konutta muhatapla birlikte sürekli ikamete eden açıklaması ile kızına tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu- Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılacağından, aksine bir belge bulunmadığı sürece, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edileceği-
Muteriz borçlu şirket takip dayanağı bononun ikinci cirantası olup adı geçen hakkında takip yapılabilmesi için keşidecinin süresi içinde protesto edilmesinin zorunlu olduğu, incelenen icra dosyasında, keşidecinin protesto edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, Dairemizin 18/12/2017 tarihli geri çevirme kararına istinaden istenildiği halde alacaklı tarafça herhangi bir protesto evrakının ibraz edilmediği, bu durumda, alacaklı tarafından keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği anlaşıldığından, alacaklının, 2. cirantaya karşı TTK'nun 730/1-b maddesi gereğince müracaat hakkını yitirdiği, o halde mahkemece, muteriz borçlu hakkındaki takibin, İİK'nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, çift vade içermeleri nedeni ile kambiyo vasfını haiz olmayan, takibe konu senetlerden “8”, “11” ve “12” nolu senetler yönünden, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, sırf tahrifat tespit edildiği gerekçesi ile takibin tümden iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda, takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibraz süresinin geçmesinden sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığının zorunlu olduğu- Çekin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 796. ve 808. maddeleri gereğince; çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesinin zorunlu olduğu, süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanun'un 808/2. maddesi gereğince, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle "çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla" belirlenmesi halinde, hamilin, cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakkının bulunduğu, TTK'nun 809/1. maddesine göre de; çekin, ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk işlemle belirlendiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekeceği-
Kısaltılmış olarak yazılan tanzim yerinin kabul edilebilmesi için bunun belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesinin gerekli olduğu-
Takip dayanağı bononun vade tarihinde tahrifat yapılmasının, kambiyo vasfını etkilemiyorsa takibin iptalini gerektirmeyeceği, ancak tahrifat öncesi vade tarihinin, bonoda çift vade oluşmasına sebebiyet vermesi ya da vade tarihinin, düzenlenme tarihinden önce olduğu sonucuna varılması halinde ise, senet kambiyo vasfını kaybedeceğinden İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptali gerekeceği-
Keşideci tarafından ''ciro olunmayacağı'' veya ''emre yazılı olmadığı'' gibi konacak kayıtlarla, poliçenin cirosunun yasaklanabileceği ve senedi nama yazılı hale getireceği- Bir ciranta tarafından konan kayıt ise sadece o cirantanin ciro ettiği şahıstan sonraki hamillere (senedi ciro ile alan) karşı sorumluluktan kurtaracağı- Ciro edilemez kaydı bulunan çekin kambiyo senedi niteliği etkilenmese de ciro yoluyla devri engelleceği ve sadece alacağın temliki yolu ile devredileceği-