Davacının çeki davalı ile dava dışı 3. kişi konumunda olan kiracı şirket arasındaki kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiği ve şirket ile davalı arasındaki kira ilişkisinin işbu sözleşmeden önce düzenlenen başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayandığı bilinerek; sözleşmede teminatın kira sözleşmesinin imzalandığı sırada kiracının kiraya verene vereceği zararları da kapsayacağı hüküm altına alındığından ve davalının kiracı şirkete karşı açtığı hor kullanmadan kaynaklı zararın giderilmesine ilişkin davanın kabulü kesinleştiği göz önüne alındığında, çekin bu zararı da teminat altına aldığı-
(Takip konusu edilen bonoda tanzim tarihi 01.01.2005, vade tarihi ise senet metninde Bir Ocak İkibinonbir; bononun üst kısmında vade tarihi 01.01.2005, tediye tarihi ise 01.01.2011 olarak gösterilmiş olup) Tanzim tarihinin, vade tarihi bölümünde tekrar edilmiş olması, senet metnindeki vade tarihi ve tediye tarihi dikkate alındığında ikinci bir vade tarihi olarak kabul edilemeyeceğinden, takibe konu bononun kambiyo senedi olma vasfını etkilemeyeceği-
Takibin iptaline yönelik şikayetin 5 günlük sürede yapılması gerektiği- Borçluya "ödeme emri tebliğ edilemese" bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesinin şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-
Takip dayanağı söz konusu çekin incelenmesinde; ilk cironun lehtara ait olduğu takip alacaklısı bankanın ciro silsilesi içerisinde yer aldığı, çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, vasıflarının tam olduğu ve alacaklının yetkili hamil olduğu anlaşıldığından, mahkemece TTK.nun 790. maddesindeki yasal düzenleme ve çek aslı üzerindeki bilgiler nazara alınarak, bu çek yönünden de şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde bankadan celp edilen fotokopisi incelenerek kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Mahkemece, borçlunun, bonoda aval veren olduğundan, takip edilebilmesi için protesto çekilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, mahkemece, borçlunun senedin protesto edilmesi gerektiğine ilişkin şikayeti dışında sair itiraz ve şikayetleri incelenmeksizin ve herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin sair itiraz ve şikayetlerini de kapsar biçimde “davanın reddi” yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Senet üzerinde yapılan değişikliklerin, geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerektiği- Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olacağı ve senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılacağı- İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu konusunda ispat yükünün alacaklıda olduğu; bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği-
Kambiyo senedinin kayıtsız ve şartsız belli bir miktarın ödenmesi vaadini içermesi gerektiği ve bu unsuru içermeyen senedin kambiyo senedi olmadığı- Bononun arkasına "İnşaat sözleşmesine aittir. İnşaatın bitimine kadar ödenecektir" şeklinde konulan ibare, ödemeyi başka bir olayın vukuuna bağlamış olduğundan, bononun muayyenlik unsurunu içermediği ve dolayısıyla kambiyo senedi vasfının ortadan kalkmış oluğu-
Takip dayanağı bononun arka yüzünde "bu senet H.T. ve M.G. yan yanayken doldurulabilir" şeklinde bir beyan mevcut ise de, bu beyanın “bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi” unsurunu ortadan kaldıran nitelikte bir ibare olmadığı, takibe konu senedin, 6102 sayılı TTK'nun 776/1. maddesinde yer alan unsurları haiz olup, bono vasfında olduğunun kabulü gerekeceği-
Çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine, bankanın "çek üzerindeki imzanın, keşidecinin imzası ile uyuşmaması" nedeniyle hiçbir işlem yapmaması halinde, süresinde yapılan ibraz nedeniyle, alacaklının (TTK. mad. 796 ve 808 gereğince) müracaat hakkını kaybetmeyeceği- İcra mahkemesince, "karşılıksızdır kaşesinin vurulmamış olduğu, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı" gerekçesiyle "İİK. mad. 170/a uyarınca takibin iptaline" karar vermesinin hatalı olduğu- Borçlunun dilekçesinde yer alan diğer itirazlarının incelenerek karar verilmesi gerektiği-
Takibe dayanak çekin keşide yeri ile muhatap bankanın bulunduğu yer de aynı yer olduğundan ibraz süresinin on gün olduğu- Takip dayanağı çekin süresi içerisinde ibraz edildiğine göre kambiyo vasfına sahip olduğu, mahkemece itirazın esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-