Davalılardan Sabire S. İnce'nin 10.11.1998 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini bildirerek işleyen faiz ve ferileri ile 41.576,56TL alacağının faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline-
Basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemi-
Haksız şikayet ve gerçeğe aykırı beyan sebebiyle manevi tazminat-
Ceza mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararı, yani, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptaması, hukuk hakimini bağlamayacağı-
Trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi-
3. HD. 10.09.2018 T. E: 2016/20973, K: 8211-
İstifa sebebi olarak masraflar ve vekalet ücretinin ödenmemesi hususlarını ileri sürmüş olan davacı avukatın açtığı itirazın iptali davasında, öncelikle mahkemece, davacı avukat hakkında davalının şikayeti üzerine görülen Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği-Taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin bir bütün olduğu, avukatın istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilirken ceza dosyası ile desteklenen davalının dosyalarının takipsiz bırakılması ve avukatın işi takip ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği savunmaları üzerinde de durulması gerektiği- Diğer bir istifa sebebi olan masrafların işin başında ödenmediğinin de yasal karine gereği davacı avukatça kanıtlanması gerekeceği, bu hususların 13.HD' nin kökleşmiş içtihatları arasında olduğu-
14. HD. 20.06.2018 T. E: 2015/17718, K: 4696-
Zorlama altında keşide edildiği ceza mahkemesi kararı ile sabit olan bonodan dolayı borçsuzluk iddiasının (beyanın geçersizliğine ilişkin definin) sonraki hamillere karşı ileri sürülebileceği- Önceden menfi tespit davası açan borçlunun, icra takibinin kesinleşmesinden sonra, haciz sırasında, "borçlu olmadığı"na ilişkin iddialarını tutanağa geçirmek suretiyle ödeme taahhüdünde bulunmasının, bu taahhüdün, çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülerek ve cebri icra baskısı altında yapıldığı anlamına geleceği, yani, davacı keşidecinin ödeme taahhüdünde bulunmasının, borçlu olduğunun ikrarı olarak kabul edilemeyeceği- Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, şikâyete başvurulsa da takibin kesinleşmesinin engellenemediği ve ödeme yapılmaması hâlinde alacaklının, borçluya ait para, mal ve haklar üzerine haciz konulmasını isteyebileceği-
