Şikayet olunan Vergi Dairesi haczinin ilk haciz olduğunun tespiti halinde; şikayetçi haczinin bu hacze iştirakinin mümkün olmayacağı- Asıl dosyada şikayetçi haczinin ilk haciz olduğunun tespiti halinde; sonraki Vergi Dairesi haczinin 6183 sayılı Yasa'nın 21. maddesi uyarınca bu hacze iştirakinin mümkün olduğu- Taraf hacizlerinin saat ve dakika olarak hangisinin önce konulduğunun tespit edilememesi halinde ise; garameten paylaştırma yapılaması gerektiği dikkate alınıp, oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayetçinin alacaklı olduğu ........... İcra Dairesinin ............... Esas sayılı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmazın tapu kaydına 20.11.2018 tarihinde ihtiyati haciz, 08.07.2020 ve 05.07.2021 tarihlerinde icrai haciz konulduğu, şikayete konu sıra cetvelinin 11.04.2022 tarihinde düzenlendiği, sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte davacının haczinin düşmemiş olduğu ve sıra cetvelinde kendisine pay ayrılması nedeniyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ödeme emrinin tebliği; takibin kesinleşmesi, haciz hakkının doğup doğmadığı ve sonuç olarak satış bedelinin paylaştırılmasına dair sıra cetvelinin düzenlenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan, şikayetçi alacaklının tebligatın yasaya uygun yapılmadığını, yani usulsüzlüğünü ileri sürerek, sıra cetveline itirazının mümkün olduğu, somut olayda, şikayete konu edilen ödeme emri tebligatında muhatabın adreste bulunmama sebebinin belirtildiği, yine tebliğ yapılan .............'nın muhatabın eşi olduğu ve aynı konutta birlikte ikamet ettikleri belirtilerek imzasının alındığı, her ne kadar tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun imzası bulunmamakta ise de, tebliğ mazbatasında karışıklığa yer vermeyecek şekilde tebliğ memurunun isminin ve sicilinin yer aldığı, tebligat mazbatasındaki tebliğ memurunun imza eksikliğinin sonradan tamamlanabilecek nitelikte olduğu dolayısıyla yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, usulüne uygun olarak yapılan tebliğ işlemi ve tebliğ tarihine göre ................ İcra Dairesinin ................. Esas dosyasına sıra cetvelinde birinci sırada yer verilmesinde ve bu dosyaya pay ayrılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
.............. tarihli ilk sıra cetvelinin iptaline yönelik .............. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ................. E. sayılı dava dosyası henüz derdest iken, bu davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeden, .............. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ................... sayılı dosyasında sıra cetveline şikayet üzerine verilen karar doğrultusunda düzenlenen ikinci sıra cetvelinin iptali gerektiği-
Birden fazla alacaklı bulunması ve ihale bedelinin alacağı karşılamaması durumunda, İİK'nın 140. maddesi gereğince sıra cetveli yapılması gerektiği, somut olayda, icra dairesinin 08.08.2024 tarihli kararı ile satış bedeli paylaştırılan taşınmazda, satış tarihi itibariyle sadece şikayet olunanın haczi bulunup, satış bedelinden şikayet olunanın alacağı ödendikten sonra, kalan satış tutarının şikayetçi borçluya iadesine karar verildiği, icra dairesinin 08.08.2024 tarihli kararı sıra cetveli olmayıp, söz konusu işlem karar başlığında belirtildiği gibi satış sonrası paylaştırma kararı olduğu, İlk Derece Mahkemesinin işlemi sıra cetveli ve derece kararı olarak nitelendirmesinin doğru olmadığı, diğer taraftan şikayetçinin, taşınmazın güncel tapu kaydındaki takyidatlar ile hacizlerin düşüp düşmediği dikkate alınarak sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, şikayetçi borçlunun başkaca hacizlerin varlığı araştırılarak sıra cetveli düzenlenmesi gerektiği isteminde hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle mahkemece HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, icra dairesinin sıra cetveli düzenlemediği ve taraf sıfatının da şikayet şartı olmayıp itiraz olduğu gözetilmeden aktif husumet yokluğu nedeniyle şikayetin usulden reddine karar verilmesinin doğru görülmediği-
Hacze konu ve satışı yapılan taşınmazlar üzerindeki kurum alacağının tamamı tahsil olduğundan sıra cetveline yapılan itiraza konu satışı yapılan taşınmazlar üzerinde haciz alacaklarının kalmadığının bildirildiği, ............ İcra Hukuk Mahkemesi'nin ............. Esas sayılı dosyası ile ............ Genel İcra Dairesi'nin .................... Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen 17.02.2021 tarihli sıra cetvelinin iptaline ilişkin kararın ............ Hukuk Dairesi'nin ................ sayılı kararı ile 18.09.2024 tarihinde onanarak kesinleştiği, şikayet olunan kurum tarafından ............... Genel İcra Dairesi' nin .............. Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen 17.02.2021 tarihli sıra cetvelinde yer alan kurum alacak miktarına ilişkin 7440 sayılı Yasa gereği yapılandırma suretiyle borç ödenmesi başlatıldığı halde borç taksitleri bitmeden ihtiyati haczin kaldırılmadığının anlaşıldığı, Melikgazi SGK kurumunun alacağının tamamını yargılamadan sonra tahsil ettiği anlaşılmış ise de şirket ortağı ............'in borç sebebi ile takip edilebilmesi için öncelikle şirket hakkında takip yapılması ve şirketin mal varlığının bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, bu prosedür uygulanmadan şikayet olunan kurumun satış bedeline alacağı oranında garameten dahil edilemeyeceği gerekçesiyle açılan şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ancak şikayete sebebiyet verdiği anlaşıldığından şikayet olunan aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
İcra mahkemesince şikayet olunanın vekiline tefhim edilen kısa karar, HMK m. 297/2'ye uygun olduğundan, tefhim ile temyiz süresinin başlamış olacağı- Şikâyet olunan alacaklı vekili tarafından gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra yeniden temyiz dilekçesi sunulmuşsa da şikâyet olunan alacaklı vekili, kararın kendisine tefhiminden itibaren on günlük temyiz süresi içinde icra mahkemesi kararını temyiz ettiğini ve gerekçeli kararı gördükten sonra ayrıntılı bir temyiz dilekçesi vereceğini belirten kısa bir temyiz dilekçesi sunmadığından daha sonra verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilemeyeceği- "HMK m. 321 uyarınca hükmün tüm unsurları ve gerekçesiyle açıklanmadığı hâllerde kanunun aradığı koşulları taşıyan bir bildirimin yapılmadığının kabul edilmesi gerektiği, kanun hükmünün de zorunlu nedenlerle bu bildirimin yapılmayabileceğini kabul ederek bu hâlde hüküm özetinin tutanağa yazdırılmasını yeterli gördüğü, ancak bu hâlde de kararın bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması zorunluluğunu getirdiği, bu zorunlulukla birlikte değerlendirildiğinde hükmün tüm unsurları ve gerekçesiyle birlikte açıklanmadığı hâllerde kısa sözlü bildirimin yetmediği ayrıca gerekçeli kararın tebliği yoluyla bildirim yapılması gerektiği, gerekçeli kararın geçerli bildiriminin de tebliğ olmasına göre kanun yolu süresinin bu tebliğden başlayacağının kanun hükmünün açık sonucu olduğu, İİK’nın 363. maddesindeki tefhim veya ibaresinden sonra yer verilen tebliğ sözcüğünü duruşmada bulunmayan tarafı kapsayan bir ibare olarak değil, duruşmada bulunup da kendisine kanunun aradığı şekle uygun tefhim yapılmayan tarafları da kapsayan bir ibare olarak kabul edilmesi gerektiği, somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda hüküm sonucunun tüm unsurlarının gösterilmediği ve kararın gerekçesinin de açıklanmadığı, bu durumda kanunun aradığı unsurları içeren bir tefhim bulunmadığından kararın taraflara tebliğ edilmesi ve kanun yolu süresinin de tebliğ tarihinden başlatılması ve temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edilmesi gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Sıra cetvelinin 1. sırasında rehinli alacaklının bulunduğu, bu itibarla mahkemece yapılacak işin öncelikli olarak nitelendirilen bu alacakların doğum tarihleri nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetçinin ipotek hakkının tescil edilmediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Şikayet olunan alacaklıların takip taleplerinde yabancı para alacağının TL karşılığını belirleyerek talepte bulundukları, bu duruma göre seçimlik haklarını takip tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandıkları, sıra cetvelinde şikayet olunan alacaklıların takip dosyasında yapılan hesabın hatalı olduğu-
Talep, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir...
