Davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı (ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklı) tapu iptali ve tescil,  istemine ilişkin olduğu - Somut olayda, yerel mahkemece dosya kapsamında toplanan delillere göre bakım borcunun yerine getirildiği konusunda yeterli ve yerinde araştırma yapılmış ise de mirasbırakanın ölümü ile devir tarihinde terekesinde başkaca taşınmazların olduğunun sabit olduğu - Mahkemece sözleşme ile gerçekleştirilen devrin miras bırakanın tüm malvarlığına oranı konusunda yeterince araştırma yapıldığının söylenemeyeceği - Dolayısıyla mirasbırakanın terekesinde bulunan taşınmazların temlik tarihindeki değerleri keşfen saptanıp, çekişme konusu taşınmazların tüm malvarlığı içindeki oranı belirlenerek, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığının ve mirasbırakanın temlikteki gerçek amacının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Somut uyuşmazlığın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı (ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklı) tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu - Yerel mahkemece bakım borcunun yerine getirildiği konusunda yeterli ve yerinde araştırma yapılmış ise de mirasbırakanın ölümü ile devir tarihinde terekesinde başkaca taşınmazların olduğu sabittir. Dolayısıyla mahkemece sözleşme ile gerçekleştirilen devrin miras bırakanın tüm malvarlığına oranı konusunda yeterince araştırma yapıldığının söylenemeyeceği - Dolayısıyla, mirasbırakanın terekesinde bulunan taşınmazların temlik tarihindeki değerleri keşfen saptanıp, çekişme konusu taşınmazların tüm malvarlığı içindeki oranı belirlenerek, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığının ve mirasbırakanın temlikteki gerçek amacının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerektiği-
Muris muvazaasına dayalı uyuşmazlığa konu taşınmazın satış tarihinde tapuda gösterilen bedel ile gerçek bedeli arasında fahiş fark bulunduğu, murisin dava konusu taşınmazı satmasını gerektirir makul ve haklı bir nedenin olduğu ortaya konulamadığı ve davalı tarafça tapudaki devir işlemi sırasında murise herhangi bir bedel ödenmediğinin kabul edildiği- "Taşınmazın dava dışı üçüncü kişi ve davalı tarafından yurt dışından gönderilen paralarla alındığı" savunulmuşsa da; bu durumda murisin dava dışı üçüncü kişinin mirasçılarına da pay vermesinin gerektiği- Davalının yurt dışından gönderdiği paraların bu taşınmazla ilgisinin olmadığı, murisin davalıya yaptığı temlikin mal kaçırmak amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğu- Murisin edinme tarihi ile temlik tarihi arasında yirmi üç yıl olduğu gözetildiğinde, murisin yirmi üç yıl boyunca hakkın iadesini gerçekleştirmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği- "Murisin diğer mirasçılar ile arasında bir husumetinin olmadığı, başka taşınmazlarının da bulunduğu, miras bırakanın temlikteki iradesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tescil mümkün olmazsa tenkis istemi- Davalı, "murisin evin yapımı sırasında adına kayıtlı olan otobüsü satmak suretiyle katkıda bulunduğunu, murisin evin yapımı nedeniyle çevreden de aldığı borçları ödeyememesi nedeniyle çekişme konusu taşınmazı satmak istediği, bunun üzerine çekişme konusu taşınmazın satışının bedel karşılığı yapıldığını" savunmuşsa da, bahse konu otobüs satımı ve paranın ödendiğine yönelik herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi, davalının devrettiği bir aracın da bulunmadığı, dinlenen tanık beyanlarından; "mirasbırakan ile tarafların yurt dışında çalıştığı, murisin herhangi bir borcu bulunmayıp ekonomik durumunun yerinde ve beldede ev yaptırabilecek nitelikte olduğu"  anlaşıldığından, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu- Murisin paraya ihtiyacı olduğu yönündeki savunmanın, taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli olduğu iddia edilen miktar arasında oluşan fahiş fark karşısında hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi inandırıcı da bulunmadığı, davalının ev yapımı sırasında maddi destekte bulunduğunun kabulü hâlinde dahi bu hususun tek başına taşınmazın mülkiyetinin devrini gerektirir nitelikte kabul edilemeyeceği ve bölge adliye mahkemesince, yargılama sürecinde ileri sürülmeyen emek ve hizmet olgusunun semen olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki direnme gerekçesinin de hatalı olduğu-
Muvazaalı işlemin iptali istemi- TBK 19'a dayalı davalarda muvazanın her türlü delil ile ispat edilebileceği, bu sebeple mahkemece tanık beyanları değerlendirilmeksizin ve bu beyanlara göre davalının kötü niyetli olup olmadığı tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Borçlunun mal varlığını azaltmak (mal kaçırmak) amacıyla yaptığı muvazaalı işlemlerden zarar gördüğünü ileri süren alacaklı dilerse özel hüküm niteliğindeki İİK 277 ve izleyen maddelerine göre iptal davası, dilerse genel hüküm niteliğindeki TBK'nın 19'uncu maddesine göre muvazaa davası açabilir. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça hem İİK 277 vd. maddelerine, hem de TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal sebebine dayalı tasarrufun iptali istemine dayanmıştır. İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca aciz belgesi dava şartı iken TBK 19.maddeye dayalı davalar için aciz belgesi bulunması dava şartı değildir. Ancak karar verilebilmesi için alacağın kesinleşmiş olması TBK 19.madde yönünden de gereklidir. Terditli olarak açılan bu dava da mahkemece tasarrufun iptali yönünden davanın İİK 277vd maddesi uyarınca ( ön şart yokluğu) dava koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin, terditli ikinci talebi davalılar arasında yapılan danışıklı satış işleminin iptali istemidir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Davanın ilk kademedeki talep olan İİK'nın 277 vd maddeleri uyarınca reddi halinde 2.kademedeki talep olan TBK'nin 19.maddesi gereğince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekecektir.
Uyuşmazlık; somut olayda miras bırakanın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yaptığı temlikteki gerçek irade ve amacın tespiti bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, bu kapsamda miras bırakanın terekesinde mevcut taşınmazların temlik tarihindeki değerleri keşfen saptanıp dava konusu taşınmazın miras bırakanın tüm malvarlığı içindeki oranı belirlenip, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır..
Uyuşmazlığın; somut olayda miras bırakan tarafından davalı oğluna satış suretiyle yapılan temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığı, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre murisin taşınmazını kendisi ile ilgilenip bakımını yapan oğluna duyduğu minnet duygusu ile devrettiğinin kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı-
Uyuşmazlık, Olağanüstü hal kapsamında kapatılan kurum olan Ü. Özel Eğitim Öğretim AŞ adına kayıtlı olup, davalı tarafından satın alınan taşınmazın satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu-
TBK 19'e dayalı iptal davasında, harcı yatırılarak dava konusu edilmeyen davalının nam-ı müstear yoluyla edinmiş olduğu tüm malvarlığı (menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklar) üzerine ihtiyati haciz konulmasının mümkün olmadığı- Zaten hacizli olup istihkak davasında konu edilen mallara yeniden ihtiyati haciz konulmasında hukuki yararın da bulunmadığı-