Borçlar Kanunu’nun adi kira hükümlerine tabi kira sözleşmelerinde kira süresi taraflarca tayin edilmesi halinde sözleşmenin sona erme halinin Borçlar Kanunu'nun 327. maddesinde düzenlendiği, bu madde hükmüne göre; kira sözleşmesinde açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesinin bu sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği, sözleşmedeki sürenin bitimini takip eden bir ay içinde kiralayanın, İİK'nun 272. maddesi gereğince icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabileceği, her ne kadar mahkemece dava yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedilmişse de, davalı tarafça İİK’nun 275/2. maddesi uyarınca kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda davacı alacaklının, İİK’nun 272. maddesi uyarınca, dönem sonunda takip yaparak tahliye istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-
İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdünün noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş olmadığı, İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın hallinin yargılamayı gerektireceği-
Kira sözleşmesinin süresinin bitimi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
İtiraz dilekçesi ile imzaya itiraz hakkının saklı tutulması imzaya itiraz edildiği anlamına gelmeyeceği- Takipte dayanılan tarihli kira sözleşmesi hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken mahkemece, davacının dayandığı kira sözleşmesinin taraflar arasında ihtilaflı olduğu, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdünün, noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş olmadığı, İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektireceği, somut olayda, davalı kiracı tanzim tarihine karşı çıkmış olmakla, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması istemine ilişkin davaya dayanak icra takip dosyası incelenmiş ve karara esas alınmış olmasına karşın davalının davaya konu taşınmazdan tahliyesine karar verilemeyeceği-
Borcu sona erdiren ibra nitelikli belge çift taraflı imzalandığından öncelikle belgenin aslı istendikten sonra davacı alacaklı tarafın belgeye karşı beyanları alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Aylık kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde artış şartına uygun olarak belirlenerek alacağın da buna göre belirlenmesi ve alacak belirlendikten sonra ödenen miktarlar düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davalının icra takibinde tahliye edilecek taşınmazın adresinin bulunmadığına yönelik itirazının da olmadığı gözönünde bulundurularak, geçerli tahliye taahhüdüne dayanarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava tahliye ve itirazın kaldırılması istemlerine ilişkin olduğuna ve mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücreti verilmesi ve yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı-
