Davacının, davalı avukatla evlenmeden önce yüklü miktardaki alacaklarının tahsili için davalı avukata vekaletname verdiğini, davalının vekaletnameye istinaden başlattığı icra takipleri sonucunda haricen tahsil ettiği bedelleri ödemediğini ileri sürerek açtığı davada açmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı avukatın tahsil ettiği 30.600,00 TL nın %12'si oranında hesaplanan vekalet ücretinin 3.672,00 TL olduğu, bu durumda davalı avukatın davacıya vermesi gereken paranın 26.928,00 TL olduğu, tahsil imkanı kalmayan dosyalar yönünden davacının tazminat talebi yönünden ise; alacak bakiyesinin tahsilinin imkansız olduğunu söylemenin bu aşamada mümkün olmadığı, ancak zarar miktarı hesaplanacak olduğunda, davacının icra takip dosyalarından tahsili halinde alacağı tutarın 41.215,38 TL olacağı, bu miktardan, davacının alması gereken 26.925,00 TL nın düşülmesi halinde davacı zararının 14.287,38 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilmesine rağmen, bu raporda gösterildiği şekilde karar verilmemiş olmasının isabetsiz olduğu-
Duruşma avukatlık ücretinin duruşmaya iştirak eden davalı yararına hükmedilmesi gerekirken, sehven davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması maddi hata niteliğinde olduğu- 01.01.2015 tarihinden sonra verilen ve 12.690,00 TL den az olan hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarının hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı-
Tahliye davalarının redddine karar verildiği takdirde bir yıllık kira bedeli üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre belirlenecek kira bedeli üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davacı avukatın, azledilmekle dosyalardan elini çekmiş olması nedeniyle davalı müvekkilinden Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmü uyarınca tüm karşı yan vekalet ücretini de talep edebileceği-
Mahkemece; Ocak/2010 dönemine yönelik açılan dava yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından konusuz kalan talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer dönemler açısından ise dava açılmadan önce ödeme yapıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de; ödenen 145.478,61-TL’nin icra takip tarihinden sonra ödenmiş olduğundan, ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, icra harç ve masrafları ve bu ödenen miktara ilişkin icra vekalet ücretlerinin belirlenerek bu kısma yönelik değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği-
Avukat olan davacı ile davalı arasındaki avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, dava ve icra dosyalarını takip etmekte iken, davalının tüm dosyaları, dava dışı Varlık Yönetim A.Ş.’ne temlik etmesi üzerine, davalı ile imzalanan ücret sözleşmesine göre, "davalı adına yapılan tahsilatlar üzerinden kurum tarafından ücret ödeneceği, karşı taraftan alınacak ücretin de avukata ait olacağı" belirtilmesine karşın, buna uyulmadığından açılan davada, sözleşmenin hükümleri gereğince, davacının emek ve mesaisine uygun olarak ücret hesabı yapılıp yapılmadığı denetlenemediğinden, mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde davacı avukatın, vekaletin başladığı tarihten, temlikle vekaletin sona erdiği tarihe kadar, davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarf etmiş olduğu emek ve mesaisine karşılık hak ve nesafete göre alması gereken vekalet ücretleri tespit edilip, yapılan ücret ödemelerine ilişkin tüm hesap ve kayıtların incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İlk hükmün araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmişse de, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bu konuda bilirkişiden rapor alınmak suretiyle gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasının isabetsiz olduğu- Taraflar arasındaki sözleşme gereğince, aynı nedenden kaynaklanan fon alacağının tahsili için teminatların paraya çevrilmesi dahil, birden fazla takip ve/veya dava açılması ile bu davalardan alınacak ilamların icra takibine konulması halinde, esas alacak üzerinden tek bir ücret ödeneceği kararlaştırıldığından, iş bu davada ücrete konu olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine neden olan, davalıya borçlu şirketinden olan esas alacak miktarının ne kadar olduğu denetlenemediğinden, mahkemece bu konuda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekeceği-
Davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratır şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
Avukatlık Kanununun 174/2 maddesine göre azlin haksız olması halinde vekilin ücretin tamamına hak kazanacağı- Tazminat ve nafaka istemleri, boşanma davasının fer’i niteliğinde olup, davacı avukatın sadece boşanma davası için sözleşme ile kararlaştırılan vekalet ücreti talebinde bulunabileceği- Mal rejimin tasfiyesi ve katılma alacağı istemli dava feragatle sonuçlanmış olup, davacı avukatın, dava dosyasına ilişkin olarak davacı sözleşme ile belirlenen maktu vekalet ücreti ile birlikte protokol ile kararlaştırılan katkı payı alacağı üzerinden hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hak kazanacağı-