Mahkemece aylık kira bedelinin brüt tespitine karar verildiğine göre, hükmedilen aylık brüt kira ile son dönem ödenen brüt kira farkının bir yıllık tutarı üzerinden davacı yararına, davada talep edilen aylık brüt kira bedeli ile hüküm altına alınan aylık brüt kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden davalı yararına vekalet ücreti hesaplanması ve bu miktarların, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağının dikkate alınması gerektiği-
Muarazanın men-i ve kiracılığın tespiti istemlerine ilişkin davada, davacı kiracı tarafından, dava dilekçesinde dava değeri olarak yıllık kira bedeli olarak gösterilen bedele davalı itiraz etmediğine göre, davacı yararına hesap edilecek vekalet ücretinin yıllık kira bedeli üzerinden nisbi oranlara göre hesap edilecek miktarda olması gerektiği-
Dava konusu bonoların sözleşme uyarınca davalı avukatın alacaklı vekili olarak takip ettiği takip dosyalarındaki borca karşılık verildiği, bonoların davalılar tarafından kendi yararlarına asıl alacaklı sıfatıyla takibe konulmasının Avukatlık Kanunu’nun 47. maddesine aykırılık teşkil ettiği, davalıların vekil olarak hareket ettikleri iş nedeniyle verilen bonoları kendilerine mal ettikleri, bonoların davacılar ile davalılar arasında gerçek bir alacağı ifade etmediği gerekçeleriyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu- 
Hükmedilen ücretin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği-
Mahkemece, verilen kesin sürede gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
Davalı vekilince dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacıya devredildiğinin, ön inceleme duruşmasından önce dilekçe ile bildirildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminata ilişkin uyuşmazlıkta, dava değeri üzerinden davacı lehine tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Vekalet ücreti alacağına-
Avukatın da imzasının bulunduğu bir sulh sözleşmesi bulunmaması nedeniyle eldeki gerçek sulh miktarının tespit edildiğinden bahsedilemeyeceği bu nedenle avukat ile vekil edeni arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığına göre vekalet ücretlerinin Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesine göre belirlenmesi gerektiği ödenecek olan akdi vekalet ücretinin, iş mahkemesinde açılan dava için harçlandırılmış olan dava değerinin %10’u ile %20’si, icra dosyası için ise takibe konu edilen asıl alacağın %10’u ile %20’si arasındaki bir oran üzerinden mahkemece takdir edilerek, tespit edilerek tahsil edilmesi gerektiği - Hasma yüklenen vekalet ücretinin hesaplanmasında, iş mahkemesi dosyasında harçlandırılmış olan dava değerinin ve icra takibine konu edilen asıl alacağın esas alınması gerektiği- Sulh nedeniyle taraflar arasındaki vekalet ilişkisine dayalı avukatlık ücret alacağına ilişkin davada tarafların sulh olmaları halinde avukatın vekalet ücretinin, sulh olunan miktar belli değilse; gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, sulh olunan miktar tespit edilemezse vekil ile vekil eden arasında varsa yazılı sözleşme , sözleşme yok ise Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereğince harcı ödenen dava değeri üzerinden hesaplanması gerektiği- Davanın sulh ile sonuçlanması halinde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacağı ve bu durumda avukatın hem akdi hem karşı yan vekalet ücretinin tamamına hak kazanacağı- Sulh olunan miktarı ispat etme külfetinin davacı avukatta olduğu-
Vekalet ücretinin belirlenmesinde taraflar arasında sözleşme olup olmadığına göre ayrım yapılması gerektiği, sözleşme var ise 1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 164. maddesindeki sınırlamalar aşılmamak kaydıyla ücret hesaplanmalı, sözleşme yok ise hukuki yardımın başladığı tarihteki 1136 Sayılı Kanun'un 164/4. maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği- Ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkin açılan davada, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı- Sözleşmenin bulunmaması durumunda davanın niteliğine bakılacağı, ceza davalarında avukatın hak ettiği vekalet ücreti kanuna bağlı tarifede maktu ücret olarak belirlendiğinden, tarifede belirlenen maktu ücret üzerinden avukatın hak ettiği vekelet ücretinin tespiti ile sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği- 
Davalı tarafından açılan kira bedelinin tenzili,sözleşmenin feshi,depozito alacağı ve tazminat istemine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiş olduğuna göre reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Tarife gereğince davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-