TÜRK MEDENİ KANUNU > - Aile Hukuku > - EVLİLİK HUKUKU > - BOŞANMA > - C. Karar > - V. Boşanmada tazminat ve nafaka > Madde 174 - 1. Maddî ve manevî tazminat
Davalının, baba evinde iken doğum yapan eşini arayıp sormadığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmış ve kocanın gerçekleşen bu davranışı, kadının kişilik haklarını zedeleyici nitelikte olduğundan boşanmada kusuru bulunmayan davacı kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığının, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşıldığı, o halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin gerekeceği-
Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığının, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşıldığı, o halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin gerekeceği-
Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdirinin, müesseseyi amacından saptıracağı, hakimin, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorunda olduğu, açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı-davacı koca yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının orantısız ve çok olduğu-
Davalı kadının, davasından feragat etmekle davacının feragat tarihinden önceki kusurlarını affetmiş sayılacağı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; eşini ailesinin borçlarını ödemesi konusunda baskı altında bırakan davalı kadının tamamen kusurlu kabul edilmesinin gerekeceği, hal böyle iken mahkemece davacı kocanın ağır kusurlu olarak kabul edilmesinin ve bunun sonucu olarak da davalı kadın yararına maddi tazminat ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-