Davacının eşine hakaret ettiği ve şiddet uyguladığı gerçekleştiğine, bu sebeplerle boşanmada daha fazla kusurlu olduğuna göre; mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2. maddeleri uyarınca uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesinin gerekeceği-
Toplanan delillerden, davalı-davacı kadının dava dilekçesinde belirttiği ve mevcut olduğu anlaşılan ziynet eşyalarının taraflarca kuyumcuda bozdurulup, bir kısmıyla kocanın borcunun kapatıldığının, kalanıyla da kadına 4 adet 22 ayar normal altın bilezik alındığının, bu dört bileziğin de kadında olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalı-davacı kadının alacağının, davası tarihi itibarıyla dava dilekçesinde sayılan ziynet eşyalarının belirlenecek toplam bedelinden yine aynı tarih itibarıyla kadında olan 4 adet 22 ayar altın bileziğin toplam bedelinin düşülmesiyle bulunacak fark tutarından ibaret olduğu, mahkemece yapılacak işin; açıklanan şekilde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak, gerçekleşen sonucuna göre bulunacak ziynet bedeline hükmetmekten ibaret olduğu-
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı-
Boşanma-Ziynet Alacağı
Karşılıklı Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi
Davacının dava dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tutmadığından maddi tazminatı ıslahla artıramayacağı, bu nedenle talep aşılarak (HUMK.md.74) yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, manevi tazminat isteminin ise bölünemeyeceği gözetilmeden dava dilekçesinde belirtilen miktar aşılarak ıslahla arttırılan sonraki miktara göre yazılı şekilde hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı-davacı kocanın ağır kusurlu olduğu halde tarafların eşit kusurlu kabul edilerek davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü gerekeceği-