Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; somut olayda dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunup bulunmadığı konusunda mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır..
Uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı..
Taraflar arasında tanzim edilen sözleşme satış vaadi sözleşmesi olup bu sözleşmenin niteliği gereği ileriye etkili feshinin talep edilemeyeceği-
HMK'nın 73 üncü maddesindeki avukatlık kanununun 171/I. maddesindeki ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesindeki "avukatın üzerine aldığı işi hüküm kesinleşinceye kadar takip zorunda olduğu" nun belirtilmiş ve "ücretin kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılması gereken iş ve işlemlerin karşılığı olduğu" nun öngörülmesine rağmen yapılan avukatlık ücret sözleşmesinde "ücretin ne zaman ödeneceği" nin -örneğin; hüküm verilmesi ile- belirtilebileceği, yasa ve tarifedeki bu konuda yer alan hükümlerin emredici olmadığı, avukatın vekalet ücret alacağının doğması için takip edilen işin (takibin, davanın) kesinleşmiş olmasına gerek bulunmadığı- Sözleşmede kararlaştırılan tarihte davalının (500.000 USD olarak kararlaştırılan) avukatlık ücretini ödeme borcu muaccel hâle geldiğinden, sözleşmeye uygun şekilde ücret ödemesinin yapılmaması nedeniyle avukatın istifa etmesinin haklı bir istifa olduğu- Davalı, davacı avukatın takip ettiği dava konusu iş kendisi lehine sonuçlandıktan ve vekâlet ücreti borcu çekişme konusu olduktan sonra "avukatın söz konusu yargılama işini gereği gibi ifa etmediği savunmasında" bulunmuşsa da, bu gerekçeye dayanarak bir azil iradesi ortaya koymamış olduğu- Vekâlet sözleşmesi davacı avukatın istifasıyla sona ermiş olup davacı avukatın menfaat çatışması olan kişinin avukatlığını üstlenerek güven sarstığı ve bu nedenle de ücrete hak kazanamayacağı belirtilmişse de, istifadan sonraki dönemde tezahür eden hususların muaccel olmuş dava konusu alacağa tesir etmeyeceği- Aynı davada karşı tarafın vekilliğinin üstlenildiği dosya yönünden davacının vekâlet ücretine hak kazanıp kazanılmadığı hususunun eldeki davanın konusu olmadığı- "Sözleşmede açıkça bir ödeme tarihi kararlaştırılmış olsa da, avukatın vekâlet ücreti alacağının doğması için takip edilen işin kesinleşmesi gerektiğinin göz ardı edilemeyeceği, davacının henüz kadastro mahkemesi kararı kesinleşmeden, o davaya konu taşınmazlarla ilgili olarak hak iddia eden üçüncü bir kişiden vekâletname alarak taraflar arasındaki güven ilişkisini sarstığı gibi müvekkilinin kadastro mahkemesinde elde ettiği kazanımlarını ortadan kaldırma ihtimali bulunan bir yargılamayı karşı taraf lehine yürütme işini üstlenerek çatışan menfaatleri temsil yasağını ihlâl ettiği, bu nedenlerle istifasının haklı olduğundan bahsedilemeyeceği, haksız istifa anında ücret iddiasına konu iş henüz kesinleşmemiş olduğundan avukatın herhangi bir ücret talep edemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Uyuşmazlığın davacı şirketin 28.02.2005 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, dava konusu olayın ise taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İHDS’nin imzalanmasından önce meydana geldiği, davacının üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden 15.06.2011 tarihinde ödeme yaptığı, davacı şirketin TEDAŞ’a ait olan hisselerinin tamamının 29.05.2013 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devredildiği gözetildiğinde ödeme tarihi itibariyle davacının üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden yaptığı ödemeyi İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı-
Herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağı- Mümeyyiz olmayan kimsenin, temyiz kudretini haiz olsa idi aynı surette hareket edecek, yani normal zekalı bir insan dahi aynı tarzda muamelede bulunabilecek idi ise, ehliyetsiz olduğundan bahisle muamelenin hükümsüzlüğünü ileri sürememesi gerektiği- Hâkimin, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verebileceği-
Uyuşmazlığın davalı şirketin birlikte imza ile temsil ediliyor olması karşısında davalı şirket temsilcisi tarafından tek imzası ile düzenlenen 01.12.2007 tarihli hizmet sözleşmesinin davalı şirketi bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplandığı-
Uyuşmazlığın somut olayda davacıların murisinin kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
